BİR ÇINAR DAHA GÖÇTÜ… BEKİR TOMBULOĞLU AĞABEYİN ARDINDAN

Bugün, içimde tarifsiz bir hüzün var. Sadece değerli bir öğretmeni değil, bir dönemin eğitim anlayışını, insan sevgisini ve Cumhuriyet’in aydınlanma idealini temsil eden güzel bir insanı uğurluyoruz.

Bekir Tombuloğlu Ağabey, Akpınar Köy Enstitüsü’nün yetiştirdiği örnek eğitimcilerden biriydi. Ben ise Köy Enstitülerinin kapatılmasının ardından Akpınar İlköğretmen Okulu adını alan aynı eğitim yuvasının mezunlarındanım. Aynı okulun farklı dönemlerinde yetişmiş olsak da bizi buluşturan ortak değerler vardı: emeğe saygı, üretkenlik, insan sevgisi, halktan kopmamak ve öğretmenliği sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimi olarak görmek.

Ağabeyim Bahattin Erdal ile Esençay’da birlikte görev yapmış olmaları da Bekir Ağabeyi bize daha da yakınlaştırıyordu. Bu yüzden onu sadece adıyla tanıyan biri değil, kendisiyle sohbet etmiş, aynı havayı solumuş, sıcaklığını hissetmiş biri olarak yazıyorum.

Ne zaman ziyaretine gitsem, beni her zaman güler yüzüyle karşılardı. Yaşı ilerlemişti; hayatın yükünü, zamanın yorgunluğunu elbette taşıyordu. Ama o yükü hiçbir zaman karşısındakine hissettirmezdi. İnsan bazen yüzündeki çizgilerden çok, gözlerindeki ışıkla yaşar. Bekir Ağabey de öyleydi. İçindeki yaşama sevinci ve insana duyduğu güven, yüzündeki tebessümden okunurdu.

Köy Enstitülerinin yetiştirdiği öğretmenlerin en belirgin özelliği, sadece ders anlatmaları değildi. Onlar hayatın her alanında üretmeyi bilen insanlardı. Bir köyde okul yapılacaksa öncülük ederlerdi; bir fidan dikilecekse ilk onlar kürek tutardı; bir sorun çözülecekse insanlar önce öğretmenin kapısını çalardı. Çünkü bilgi ile emeği, akıl ile vicdanı bir arada taşımayı öğrenmişlerdi.

Bekir Tombuloğlu Ağabey de tam böyle bir öğretmendi.

Çevresindeki insanların yalnızca çocuklarını okutmadı; onların hayatlarına dokundu. İnsanları dinledi, yol gösterdi, kırgınlıkları yumuşattı, genç öğretmenlere cesaret verdi. Bilgisini hiçbir zaman kendisine saklamadı. Bildiğini paylaşmayı, elinden gelen yardımı yapmayı görev bildi.

Mesleğe yeni başlayan bizler için onun birkaç cümlesi bile moral kaynağı olurdu. Öğretmenliğin sadece müfredat yetiştirmek olmadığını, önce insan yetiştirmek olduğunu yaşayarak gösterirdi.

Bulunduğu her ortamda insanlar ona saygı gösterirdi. Bu saygının nedeni makamı değildi; kişiliğiydi. Çünkü insanlara tepeden bakmayan, onları dinleyen, fikirlerine değer veren ve kimseyi ötekileştirmeyen bir karaktere sahipti. Sözü dinlenirdi; çünkü sözünün arkasında dürüst bir yaşam vardı.

Eğitim emekçilerinin birlik ve dayanışması için verilen mücadelelerde de geri durmadı. Öğretmenin yalnızca sınıfta değil, toplumun vicdanı olarak da sorumluluk taşıdığına inanırdı. Haksızlık karşısında sessiz kalmamanın, dayanışmanın ve birlikte üretmenin önemini yaşamı boyunca savundu. Bunları sloganlarla değil, günlük hayatındaki duruşuyla gösterdi.

Bugün geriye dönüp baktığımda, Bekir Ağabeyi anlatan en doğru ifade şudur:

O, insan yetiştirmenin sadece bilgi vermek olmadığını; örnek olarak, yaşayarak ve paylaşarak öğretmek olduğunu bilen gerçek bir eğitimciydi.

Bugün Köy Enstitülerinden söz ediyorsak, bunun nedeni yalnızca geçmişte açılmış okullar değildir. Asıl neden, Bekir Tombuloğlu gibi öğretmenlerin bıraktığı izdir. Onlar gittikleri yerlere umut götürdüler. Üretmeyi öğrettiler. Düşünmeyi öğrettiler. Birlikte yaşamayı öğrettiler. En önemlisi de insan olmanın değerini öğrettiler.

Bekir Ağabey artık aramızda değil. Ama onun yetiştirdiği öğrencilerde, birlikte çalıştığı meslektaşlarında, dokunduğu insanlarda ve bizlerin hafızasında yaşamaya devam edecek.

Ilıklar içinde uyu, yıldızlar yoldaşın olsun. Başta kıymetli oğlu İlhami Tombuloğlu olmak üzere ailesine, yakınlarına, Esençay halkına ve onu tanıma ayrıcalığını yaşayan herkese başsağlığı diliyorum.

Güle güle Bekir Ağabey…

Sen, ardında mal mülkten çok daha değerli bir miras bıraktın: Dürüstlüğünü, emeğini, insan sevgini ve öğretmenlik onurunu…

Bizler de seni, yüzünden hiç eksilmeyen tebessümünle, biz genç öğretmenlere verdiğin güvenle ve örnek kişiliğinle daima hatırlayacağız.

İsmail Erdal 11.07.2026 Muğla

Emrkli Eğitimci