Yemişenbükü Köyü’nün Tarihsel Kökenleri ve Erken Yerleşim Süreci Üzerine Bir İnceleme
Özet
Bu çalışma, Amasya ili Taşova ilçesine bağlı Yemişenbükü köyünün tarihsel yerleşim sürecini, köydeki ilk yerleşimci ailelerin etno-kültürel kökenlerini ve bölgenin Malazgirt Zaferi sonrası Türkleşme sürecindeki yerini incelemeyi amaçlamaktadır. Köyün resmi kuruluş tarihi 18. yüzyıl sonu ile 19. yüzyıl başı olarak kabul edilmekle birlikte, sözlü tarih verileri ve bölgesel yerleşim dinamikleri dikkate alındığında, bu yerleşimin daha önceki Türkmen hareketlerinin uzantısı olduğu değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, köyde yerleşen en eski sülale olan Darıcı ailesi öne çıkmaktadır.
Giriş
Yemişenbükü köyü, Türkiye’nin Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Amasya iline bağlı Taşova ilçesi sınırlarında yer almaktadır. Bugünkü idari yapısıyla küçük bir köy statüsünde olsa da, sahip olduğu tarihsel ve kültürel katmanlar, bölgenin daha geniş çaplı yerleşim tarihine dair önemli ipuçları sunmaktadır. Bu makalede, köyün tarihsel yerleşim süreci ele alınacak; sözlü tarih, yerel anlatılar ve bölgesel demografik hareketlilik bağlamında değerlendirilecektir.
1. Tarihsel Arka Plan: Malazgirt ve Sonrası
1071 Malazgirt Zaferi, Anadolu’nun Türkleşmesinde bir dönüm noktası olmuş; özellikle Oğuz kökenli Türkmen boyları, Selçuklu ve daha sonra beylikler döneminde Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yerleşmiştir. Tokat, Amasya, Sivas ve Niksar hattı bu göç yollarının önemli kavşaklarından biri olmuştur.
Bu süreçte Danişmendliler Beyliği (1095–1178), söz konusu bölgeyi yoğun bir Türkmen iskânına açmış; Amasya, Tokat ve çevresindeki vadilerde kalıcı yerleşimler teşvik edilmiştir. Yemişenbükü köyünün bulunduğu Yeşilırmak havzası, hem stratejik konumu hem de tarım ve hayvancılığa elverişli yapısıyla bu tür iskânlar için uygun bir coğrafi zemin sunmuştur.
2. Yerleşim Süreci ve Coğrafi Dinamikler
Yemişenbükü’nün bugünkü yerleşim statüsüne ulaşması 18. yüzyıl sonlarına denk gelmektedir. 1830’lara tarihlenen Süleyman Paşa Vakfiyesi’nde köy, 17 hanelik bir yerleşim birimi olarak kayıtlarda yer almaktadır. Ancak bu durum, öncesinde bölgede herhangi bir yerleşim olmadığını göstermez. Nitekim, köyün ilk kurulduğu yerin Mercimek köyü yakınlarındaki Kızılağaç mevkii olduğu, ancak coğrafi zorluklar nedeniyle bugünkü konumuna taşındığı sözlü kaynaklarca aktarılmaktadır.
Köyün adı, bölgedeki doğal bitki örtüsüne dayanmaktadır. “Yemişen” (yabani dağ çileği) ağaçlarının bolca bulunması nedeniyle bu adın verildiği bilinmektedir. Bu tür isimlendirmeler, genellikle göçebe veya yarı yerleşik toplulukların doğa ile kurduğu ilişkiye işaret eder.
3. Yerleşik Aileler ve Etno-Kültürel Kökenler
Yemişenbükü köyünde erken dönemde yerleşmiş olan ailelerin büyük bölümü Türkmen kökenlidir. Bu ailelerin geçmişi, ya doğrudan Malazgirt sonrası göçlere ya da Osmanlı’nın 16.–19. yüzyıllar arasındaki iskân politikalarına dayandırılabilir.
Bu bağlamda en eski yerleşimci olarak kabul edilen Darıcı sülalesi, hem tarihsel sürekliliği hem de yerel kültürdeki yeri bakımından önem taşımaktadır. Aileden çıkan Fatma Darıcı (Koca Fatma), yalnızca köy tarihinde değil, Taşova’nın ilçe olmasında oynadığı rol nedeniyle bölgesel tarih için de sembolik bir figürdür.
Diğer yerleşimci sülalelerden bazıları şunlardır:
• Çolakoğulları: Karaman kökenli Türkmen kolu, Mercimek köyü üzerinden bölgeye yerleşmiştir.
• Osmankocalar: Köy içi yerli bir aile olup erken dönemden itibaren kesintisiz varlık göstermiştir.
• Tural (Kuru İmamlar): Sonusa Nahiyesi’nden gelen, dinî otoriteye sahip bir sülaledir.
• Saykallar: Bağdat-Halep hattından göç etmiş olabileceği değerlendirilmektedir.
• Cin Osmanlar: Haymana-Konya hattı Yörük/Türkmen geleneklerine sahiptir.
• İbiller: Samsun/Kavak yöresinden gelen, kuzeyden gelen göçlerle ilişkilidir.
• Püsürler: Kalekale (Galala) mevkiinden gelen yerli Türkmen ailesi.
Bu ailelerin birçoğu, göçebe veya yarı-göçebe geçmişe sahiptir. Geçim kaynakları başta hayvancılık olmak üzere tarım ve el sanatlarına dayalıdır.
4. Belgelenemeyen Hafıza: Sözlü Tarihin Önemi
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde, özellikle göçebe toplulukların yazılı kayıtlara geçirilmesi sınırlı kalmıştır. Bu nedenle arşiv belgeleriyle ulaşılmayan birçok bilgi, sözlü tarih yoluyla günümüze aktarılmıştır. Yemişenbükü özelinde yapılan saha çalışmaları, köy halkının belleğinde yer eden göç hikâyeleri, gelenekler ve yerleşik aile anlatılarıyla bu boşlukların kısmen doldurulmasını mümkün kılmaktadır.
Sonuç
Yemişenbükü köyü, resmi belgelerde 19. yüzyılda kurulan bir yerleşim birimi olarak yer almakla birlikte, bölgedeki Türkmen göçlerinin ve yerleşim hareketlerinin daha erken dönemlere uzandığı açıktır. Malazgirt Zaferi sonrası başlayan ve Danişmendli hâkimiyetinde güçlenen bu süreç, Yeşilırmak vadisinin güvenli coğrafyasında hayvancılıkla uğraşan göçer ailelerce sürdürülmüştür.
Köydeki en erken yerleşimci olarak tespit edilen Darıcı sülalesi, köy tarihinin ana taşıyıcısı olarak kabul edilebilir. Bu sülale üzerinden köyün kuruluşu, sosyo-kültürel yapısı ve yerel kimliği okunabilir hale gelmektedir.
Bu bağlamda Yemişenbükü, yalnızca bir köy değil; Anadolu’daki Türkmen yerleşiminin, kültürel sürekliliğin ve halk hafızasının canlı bir örneğidir.
Kaynakça
• Süleyman Paşa Vakfiyesi Arşiv Belgeleri, 1830.
• Tasova.net – Yerel Tarih Yazıları.
• Sözlü tarih görüşmeleri Ahmet Günaydın)
• Özbaraklı.com – Aile Kökenleri Makaleleri.
• Danişmendliler Beyliği ve Anadolu Türkmenleri Üzerine Çeşitli Akademik Yayınlar.





