TAŞLANAN ECEVİT’TEN COŞKUYLA KARŞILANAN ÖZGÜR ÖZEL’E…
KELKİT VADİSİ VE TAŞOVA’NIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Dün televizyonun karşısına geçip CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Karadeniz ve Kelkit Vadisi boyunca yaptığı ziyaretleri dikkatle izledim. Trabzon’dan Gümüşhane’nin Tekke beldesine, oradan Taşova’ya uzanan yolculuğu sadece bir siyasi gezi olarak görmedim. Benim için bu yolculuk, yılların biriktirdiği hatıraları ve bu ülkenin geçirdiği büyük toplumsal değişimi yeniden düşündüren bir tablo oldu.
Ben Kelkit Vadisi’ni de, Şiran’ı da, Taşova’yı da yakından bilen bir insanım. Yıllarca bu topraklarda görev yaptım, insanlarını tanıdım, acılarını ve sevinçlerini paylaştım.
Hafızam beni yarım asır öncesine götürdü.
1970’li yıllarda Bülent Ecevit’in seçim gezileri sırasında Erzincan’da, Şiran’da ve Kelkit Vadisi’nin bazı yerlerinde yaşadığı üzücü olayları hatırladım. Taşlanan araçları, gerilen ortamları, kutuplaşmayı düşündüm. O günlerde sosyal demokrat olmak kolay değildi. Özellikle Karadeniz ve Kelkit Vadisi’nin bazı bölgelerinde bu düşünceyi savunmanın ağır bedelleri vardı.
Bugün ise aynı coğrafyada bambaşka görüntüler görüyoruz.
Gümüşhane’nin Tekke beldesindeki kalabalığı izledim. İnsanların coşkusunu gördüm. Ardından Taşova’ya gelişini seyrettim.
Benim doğup büyüdüğüm Taşova…
Çocukluğumun, gençliğimin geçtiği sokaklar…
Orada bir akaryakıt istasyonunun kısa sürede adeta bir halk mitingine dönüşmesi beni duygulandırdı. Kalabalığın içtenliği, insanların ilgisi ve heyecanı bana umut verdi.
Her gittiği yerde benzer manzaralar vardı.
Ama beni en çok etkileyen başka bir ayrıntı oldu.
KADINLAR…
1970’li yıllarda Karadeniz’de ve Kelkit Vadisi’nde yapılan siyasi toplantılarda kadınları bu kadar görünür görmek kolay değildi. Çoğu zaman meydanların uzağında kalırlar, siyasetin seyircisi olurlardı.
Bugün ise meydanların tam ortasındalar.
Genç kızlar, anneler, yaşlı kadınlar…
Sadece izleyen değil, konuşan, alkışlayan, düşüncesini ortaya koyan yurttaşlar olarak meydanlarda yer alıyorlar.
BENCE BU, TÜRKİYE’DEKİ EN BÜYÜK DEĞİŞİMLERDEN BİRİDİR.
Bir toplumun gelişmişliği yalnızca yaptığı yollarla, köprülerle veya binalarla ölçülmez.
KADININ TOPLUMSAL YAŞAMDAKİ YERİYLE DE ÖLÇÜLÜR.
Bu görüntüler bana geleceğe dair umut verdi.
Televizyon karşısında bütün bunları izlerken bir başka gerçeği daha düşündüm.
Ne kadar baskı yapılırsa yapılsın…
Ne kadar korku oluşturulursa oluşturulsun…
Ne kadar oyun kurulursa kurulsun…
UYANAN HALKLAR ARTIK ESKİSİ GİBİ BOYUN EĞMİYOR.
Tarih bunun örnekleriyle doludur.
Demokrasi bazen yavaş yürür.
Bazen yorulur.
Bazen önüne engeller çıkar.
Ama sonunda millet iradesi kendisine bir yol bulur.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey kavga değildir.
Birbirimizi düşman görmek değildir.
ÖTEKİLEŞTİRMEK HİÇ DEĞİLDİR.
Türkiye çok önemli bir yol ayrımındadır.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hukukun üstünlüğünü, laik demokratik düzeni, düşünce ve ifade özgürlüğünü, seçme ve seçilme hakkını korumak zorundayız.
BU ÜLKENİN DÖNÜLMEZ BİR YOLA GİTMESİNE HEP BİRLİKTE ENGEL OLMALIYIZ.
Bu sadece bir partinin meselesi değildir.
Bu sadece sağın veya solun meselesi değildir.
Bu mesele, çocuklarımıza nasıl bir Türkiye bırakacağımızın meselesidir.
Ben buradan bütün demokratlara seslenmek istiyorum.
Siyasi görüşümüz farklı olabilir.
Hayata bakışımız farklı olabilir.
Ama DEMOKRASİDE, ADALETTE, HUKUKTA VE CUMHURİYETİN TEMEL DEĞERLERİNDE ORTAKLAŞABİLMELİYİZ.
Birbirimizi dinlemeyi öğrenmeliyiz.
Sandığa sahip çıkmalıyız.
Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmalıyız.
Televizyon karşısında Tekke’yi, Taşova’yı ve Karadeniz’in o coşkulu meydanlarını izlerken kendi kendime şunu söyledim:
Yıllar önce taşların atıldığı bu topraklarda bugün insanların birbirine umut vermesi, değişimin ve toplumsal olgunlaşmanın en güzel işaretlerinden biridir.
Dilerim ki bundan sonra hiçbir siyasetçi düşüncesinden dolayı taşlanmasın…
Hiç kimse ötekileştirilmesin…
Hiçbir yurttaş korkuyla yaşamasın…
Ve bu güzel ülke, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık yolunda, DEMOKRASİDEN, HUKUKTAN VE HALKIN EGEMENLİĞİNDEN AYRILMADAN yürüsün.
Ben, televizyonun karşısında bu görüntüleri izlerken umutlandım.
Çünkü gördüm ki;
KELKİT VADİSİ DEĞİŞİYOR…
KARADENİZ DEĞİŞİYOR…
TAŞOVA DEĞİŞİYOR…
VE EN ÖNEMLİSİ, TÜRKİYE DEĞİŞİYOR.
İSMAİL ERDAL
EMEKLİ EĞİTİMCİ
MUĞLA 06.06.2026











