Bazı insanlar yalnızca yaşadıkları dönemin değil,
gelecek kuşakların da yolunu aydınlatan birer düşünce feneridir.
İlber Ortaylı, işte bu ışığın taşıyıcılarından biriydi.
Onun mücadelesi yalnızca tarih anlatmak değildi.
Asıl mücadelesi, tarihi anlamayan bir toplumun geleceğini de kuramayacağını anlatmaktı.
Her sözünde, her konuşmasında ve her kitabında
aklın, bilimin ve Cumhuriyet değerlerinin izini sürdü.
Atatürk’ün açtığı çağdaşlaşma yolunu,
yalnızca bir siyasal tercih değil,
medeniyet meselesi olarak ele aldı.
Bu yüzden onun Atatürkçülüğü bir slogan değil,
bir düşünce disipliniydi.
Çağdaş insan olmanın ne demek olduğunu
yalnızca tanımlamakla kalmadı,
bizzat yaşayarak gösterdi.
Düşünce üretmenin, okumadan konuşmamanın,
bilgiyi ideolojinin değil aklın süzgecinden geçirmenin
nasıl bir erdem olduğunu hatırlattı.
Bugün onun ardından konuşurken
aslında bir insanı değil,
bir zihniyetin temsilcisini uğurluyoruz.
Fakat fikirler ölmez.
Bilgiye adanmış ömürler,
toplumun hafızasında yaşamaya devam eder.
İlber Ortaylı,
tarihin tozlu raflarında değil,
aklıyla düşünen her gencin zihninde
yaşamaya devam edecektir.
Işığın bol olsun hocam.
Cumhuriyetin aydınlık yolunda bıraktığın iz
silinmeyecek.
İsmail Erdal 13.03.2026 Muğla






