“Sarı Öküz’ü Verdiğimiz Gün Kaybettik

İsmail Erdal

12-01-2025 12:35

“Sarı Öküz’ü Verdiğimiz Gün Kaybettik: Kapitalizmin Sessiz İşgali ve Türkiye’nin Gidişatı”

Bir zamanlar bir grup güçlü öküz, otlaklarında barış içinde yaşardı. Birlik içinde oldukları sürece ne dışarıdan gelen tehditlere boyun eğdiler ne de aralarındaki bağı zayıflattılar. Ancak gün geldi, aslan onları bölmenin yolunu buldu. Öküzler, en gözde kardeşleri olan sarı öküzü, huzur vaadi karşılığında aslana teslim ettiler. O gün birliği kaybettiler; o gün direnişi kaybettiler; o gün tüm geleceklerini aslanın pençelerine teslim ettiler.

Türkiye’nin son birkaç on yılda yaşadıkları, bu hikayeyi anımsatmıyor mu? Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan Sümerbank’tan Etibank’a, şeker fabrikalarından demir-çelik tesislerine kadar tüm ekonomik değerlerimiz, ülkenin kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayan güçlü bir birlik oluşturuyordu. Fakat ne zaman ki “özelleştirme” adı altında bu değerlerimiz birer birer satılmaya başlandı, işte o gün sarı öküzümüzü aslanlara teslim ettik.

Kapitalizmin işgal stratejisi Irak, Suriye ve şimdi de Türkiye gibi ülkelerde hep aynı. Önce halkı ekonomik krizlere sürükleyerek korkuturlar. Ardından “çözüm” olarak özelleştirme, borçlanma, yabancı sermaye ve dışa bağımlılığı önerirler. Tıpkı Irak’ın ordusunu, bürokrasisini ve kaynaklarını Keşnizani tarikatı eliyle ele geçirdikleri gibi, Türkiye’de de tarikat ve cemaatleri birer “Truva atı” olarak kullanarak devletin kilit noktalarını kontrol altına aldılar. Halk, özgürlüğünü kaybettiğinin farkına vardığında ise, artık iş işten geçmişti.

Bugün, Atatürk’ün “bağımsızlık benim karakterimdir” anlayışıyla kurulan Türkiye, bağımsızlığını bir kez daha tehlikeye atıyor. İlk fabrikayı, ilk köprüyü, ilk madeni sattığımızda belki farkında değildik, ama işte o gün özgürlüğümüzün ilk temellerini yitirdik. Bugün ne tarımda kendimize yeterliyiz ne de enerjide dışa bağımlılığımızı azaltabildik. Üretim ekonomisinden tüketim ekonomisine geçişin bedelini, açlıkla, işsizlikle ve borçla ödüyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulduğunda, milletin ortak iradesi ve bağımsızlık tutkusu, yeni bir geleceğin temel taşlarını oluşturdu. Atatürk’ün liderliği altında, yalnızca askeri zaferler değil, ekonomik ve sosyal alanda da devrim niteliğinde adımlar atıldı. Eğitimden sanayiye, tarımdan kültüre kadar her alanda kalkınma hamleleri gerçekleştirilirken, Türkiye bağımsız ve kendi kendine yeten bir devlet olma yolunda ilerledi. Bu birlik ve beraberlik ruhu, Atatürk’ün ölümüne kadar sürdü ve sonraki yıllarda da devlet adamlarının sorumlu duruşuyla korunmaya çalışıldı.

Bu güçlü duruşun en büyük sınavlarından biri, İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşandı. Dünya, tarihin en kanlı savaşlarından birine tanıklık ederken, 65 milyon insan yaşamını yitirdi. Ancak Türkiye, akılcı diplomasi ve tarafsızlık politikaları sayesinde bu büyük yıkımın dışında kalmayı başardı. Savaşın en çetin günlerinde dahi, ülke içinde barış ve güvenlik sağlandı. Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi, yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya için bir örnek teşkil etti. Bu süreçte ne bir kişinin burnu kanadı ne de Türkiye’nin bağımsızlığı tehlikeye düştü.

Ancak 1950’li yıllara gelindiğinde, dünya üzerinde emperyalizmin yeni oyunları devreye girmeye başladı. Ekonomik bağımsızlığını koruyan ve kendi üretim gücüne sahip olan Türkiye, bu kez “yardım” adı altında çeşitli vaatlerle kuşatılmaya çalışıldı. Marshall Planı gibi programlarla başlayan süreçte, tarım ve sanayi politikalarımıza müdahale edildi. İlk fabrikalar, “özelleştirme” adı altında satıldı. Stratejik tesisler, kamu yararına çalışan işletmeler birer birer elden çıkarıldı. Yerli üretimin yerini ithalata dayalı tüketim ekonomisi aldı.

Başlangıçta yavaş ilerleyen bu süreç, ilerleyen yıllarda hız kazandı. 1980’lerden itibaren, özelleştirme politikaları Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını ciddi ölçüde zedeledi. Sümerbank’tan Etibank’a, şeker fabrikalarından kömür ocaklarına kadar ülkenin üretim gücü, küresel sermayenin kontrolüne geçti. Bu durum, yalnızca ekonomik zafiyetle kalmadı; aynı zamanda Türkiye’nin siyasal ve sosyal dengelerini de derinden sarstı. Bugün gelinen noktada, emperyalizmin bu uzun vadeli planlarının, Türkiye’yi ekonomik bağımsızlıktan yoksun, borca dayalı bir düzene sürüklediği aşikardır.

Bu süreç, birlik ve beraberliğin kaybedildiği, emperyalizmin vaatlerinin tuzak olduğu bir dönemin başlangıcını temsil eder. Türkiye, üretimden vazgeçerek tüketim toplumuna dönüştü. Oysa Atatürk’ün miras bıraktığı model, yalnızca bugünün değil, yarının da ekonomik, sosyal ve siyasal bağımsızlığını güvence altına alacak bir kalkınma modeli sunuyordu. Bu mirasın korunması, ülkemizin geleceği için hayati önemdedir.

Kapitalizmin bu sessiz işgal sürecini anlamak için Irak örneğine bakmak yeterli. Saddam Hüseyin, halkı için direndiğini sanırken, Keşnizani tarikatı CIA kontrolünde ülkenin tüm dinamiklerini içten içe çürütmüştü. İşgal günü geldiğinde, ne bir tank sokağa çıktı ne de bir uçak havalandı. Irak, içten fethedilmişti. Türkiye’nin de bugün benzer bir süreci yaşadığını görmek için çok uzağa bakmaya gerek yok. Devlet kurumlarının işlevsiz hale getirilmesi, eğitim sisteminin çağdaş değerlerden uzaklaştırılması, üretim ekonomisinin yok edilmesi, milyonlarca sığınmacı ile demografik yapının değiştirilmesi ve nihayetinde laik sistemin yozlaştırılması, bu işgalin sessiz adımlarıdır.

Tüm bu yaşananlar bize bir gerçeği tekrar hatırlatıyor: Birlikten, dayanışmadan ve bağımsızlıktan vazgeçtiğimiz gün kaybetmeye başlarız. Sarı öküzü aslana teslim ettiğimizde, sadece bir bireyi değil, geleceğimizi de kaybederiz. Bugün hala üretim ekonomisine, laik eğitime, bağımsız bir hukuk sistemine ve Atatürk’ün ilke ve inkılaplarına sarılarak mücadele edebiliriz. Ancak bu mücadele ertelenirse, Türkiye’nin de Irak ve Suriye gibi bir iç savaş ve parçalanma sürecine sürüklenmesi kaçınılmazdır.

Sonuç olarak, geçmişte yapılan hataları tekrarlamamak için halk olarak gözümüzü açmalı, gerçekleri anlamalı ve “Sarı Öküz’ü vermemek” için mücadele etmeliyiz. Çünkü ülkenin bağımsızlığı, yalnızca ekonomik ya da askeri bir kavram değildir. Bağımsızlık, aynı zamanda halkın geleceğini, onurunu ve yaşam hakkını koruma iradesidir. Bu iradeyi kaybettiğimiz an, tüm ülkenin sonunu hazırlamış oluruz.

Unutmayalım: Birlikten vazgeçtiğimiz gün kaybetmeye başladık. Ama yeniden birlik olursak kazanabiliriz.

İ. Yalcın Çınar Sarıkaya 08.01.2025 Muğla

Advert
DİĞER YAZILARI TAŞLANAN ECEVİT’TEN COŞKUYLA KARŞILANAN ÖZGÜR ÖZEL’E… 01-01-1970 02:00 BİR VEFA BORCU, BİR HATIRAYI YAŞATMA ÇABASI 01-01-1970 02:00 İKTİDAR RÜZGÂRINI KESENLERİ TARİH AFFETMEYECEKTİR 01-01-1970 02:00 SAMSUN’DA 19 MAYIS… 01-01-1970 02:00 RESİMDE KURDUM SENİN HAYALİNİ ANA 01-01-1970 02:00 HIDIRELLEZ: YENİDEN DOĞUŞUN SIRRI MI, YOKSA İNSANIN UNUTTUĞU GERÇEK Mİ? 01-01-1970 02:00 BOĞALI DAĞI’NA BAKINCA SADECE BİR DAĞ DEĞİL, BİR HAYAT GÖRÜRÜM 01-01-1970 02:00 TAŞOVA’DA TİCARETİN YÜKSELİŞİ: NAKLİYE, SİNEMA VE SANAYİ 01-01-1970 02:00 BİR VEFANIN SATIRLARI: YÜKSEL AİLESİNE ARMAĞANIM 01-01-1970 02:00 TAŞOVA’NIN HAFIZASINDA YAŞAYANLAR 01-01-1970 02:00 PERDENİN IŞIĞINDA, RADYONUN SESİNDE YAŞAYAN BİR TAŞOVA İNSANI: ÖMER CABA 01-01-1970 02:00 FOTOĞRAFÇI ALİ AMCAM VE KAYBOLMAMASI GEREKEN TAŞOVA HAFIZASI 01-01-1970 02:00 ÇOCUKLARIMIZI NEDEN KAYBEDİYORUZ; SUÇLU SADECE O ÇOCUK MU? 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞ GÜNÜNDE 01-01-1970 02:00 ŞİDDETİ KAPIYA POLİS KOYARAK DEĞİL, TOPLUMU VE OKULU DEĞİŞTİREREK ÖNLERİZ 01-01-1970 02:00 ATATÜRK’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 17 Nisan, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü… 01-01-1970 02:00 HEMŞEHRİMİZ İRFAN SANCI IŞIKLARA YÜRÜDÜ 01-01-1970 02:00 TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ BÜYÜK SINAV 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİNİ KİM KAPATTI DEĞİL, NEDEN KAPATTILAR? 01-01-1970 02:00 İNSAN, HAYAT VE TOPLUM: AKLIN IŞIĞINDA BİR YOLCULUK 01-01-1970 02:00 ZAMANIN BASAMAKLARINDA KALAN YÜZLER 01-01-1970 02:00 Bugün Dilediğim 01-01-1970 02:00 GÜNEŞİN DOĞDUĞU ÜLKEDE BİR CAMİ VE BİR SORGULAMA 01-01-1970 02:00 16 MART – ÖĞRETMEN OKULLARININ IŞIĞI 01-01-1970 02:00 BİR ÇAĞIN TANIKLIĞIYDI: İLBER ORTAYLI’YA VEDA 01-01-1970 02:00 ASLAN’IN SAVAŞI PARS’A, HESABI EJDERHA’YA 01-01-1970 02:00 KADIN VARSA HAYAT VARDIR 01-01-1970 02:00 AHMET GÖKREM’E VEDA 01-01-1970 02:00 İRAN’A SALDIRI: HEDEF GÜVENLİK DEĞİL, ENERJİ VE GÜÇ 01-01-1970 02:00 SANDIKLARDA SAKLANAN EMEK: BİR ÖRTÜDEN DAHA FAZLASI 01-01-1970 02:00 SEVGİ BİR GÜNE SIĞMAZ 01-01-1970 02:00 “Mesele Baş Değil, Beyindir” 01-01-1970 02:00 DÜNYAYI GERİ ALIYORUZ 01-01-1970 02:00 BORABAY GÖLÜ DONUNCA 01-01-1970 02:00 BİR DÜNYAYI NASIL YEDİK 01-01-1970 02:00 BİR AYDINLANMA VE DİRENİŞ HAYATI 01-01-1970 02:00 TAŞOVA DA EĞLENCEDE SÖYLENMEYEN TÜRKÜLER HATİPOĞLU 01-01-1970 02:00 SESLE YAZILAN HABERLER 01-01-1970 02:00 ATEŞE BASAN AYAKLAR, AYNI RİTİMDE ATAN YÜREKLER 01-01-1970 02:00 2025’ten 2026’ya: Bir Temenni Değil, Bir Talep 01-01-1970 02:00 AMASYADA ASKER SEVKİYATI 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİ: YARIM BIRAKILAN AYDINLANMA 01-01-1970 02:00 AVUSTRALYA: YOK SAYILARAK YOK EDİLEN BİR HALK 01-01-1970 02:00 HİNDİSTAN VE GÜNEY ASYA: AÇLIKLA TERBİYE EDİLEN UYGARLIKLAR 01-01-1970 02:00 AFRİKA: İNSANLIĞIN METAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜ KITA BÖLÜM 4 01-01-1970 02:00 AMERİKA YERLİLERİ: DOĞAYLA BARIŞIK BİR YAŞAM NASIL YOK EDİLDİ? BÖLÜM 3 01-01-1970 02:00 BOŞ TOPRAK MASALI VE AVRUPA KİPRİ BÖLÜM 2 01-01-1970 02:00 “Keşif” Denilen Büyük Yalan- BÖLÜM 1 01-01-1970 02:00 BİR YAZI DİZİSİ DUYURUSU “Keşif Değil, Sömürü” 01-01-1970 02:00 İYİLİK PERDESİ ALTINDA DÖNEN OYUNLAR 01-01-1970 02:00 TÜRKÇE İSİM REHBERİ 01-01-1970 02:00 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ: 01-01-1970 02:00 NECDET CANİK’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 TAŞOVA GENÇLERİ VE KAYIP BİR BAHAR 01-01-1970 02:00 GİDENLER DÖNMEDİ… 01-01-1970 02:00 TADI KAÇAN DÜNYA 01-01-1970 02:00 "Karanlığın İçinden Aydınlığa: 2026’ya Girerken Nasıl Bir Dünya İstiyoruz?" 01-01-1970 02:00 KIRIK ÇÖMLEKLERDE YAZILI DEMOKRASİ 01-01-1970 02:00 ATATÜRK ÖLMEDİ, AKLINDA VE ONURUNDA YAŞAYANLARDA YAŞIYOR 01-01-1970 02:00 SUYUN AKIŞI KİMİN TARAFINDA? 01-01-1970 02:00 “Unutulan Kanatlar ve Susturulan Fabrikalar” 01-01-1970 02:00 “Dillerin Doğuşu, Yazının Doğuşu ve Sessizliğe Gömülen Sözler” 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: AKLIN VE KÜLTÜRÜN ZAFERİ 01-01-1970 02:00 BİR SOFRA DÜŞÜ: İNSANLIĞIN KOPAN HALKASI 01-01-1970 02:00 Geleceğimizi Satıyoruz 01-01-1970 02:00 KANLA YAZILAN TAHT 01-01-1970 02:00 “Taşova, Halkının Doktoru “Derman Bey”i Uğurluyor” 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: YENİDEN DOĞUŞUN ADI 01-01-1970 02:00 TELEVİZYON DİZİLERİ: EĞLENCE Mİ, GİZLİ SENARYO MU? 01-01-1970 02:00 “Atatürk’ün Kapalı Gözleri” 01-01-1970 02:00 TÜRKÇEMİZ, DİL BAYRAMINIZ 01-01-1970 02:00 Ahilik ve Bizim Yolumuz 01-01-1970 02:00 Delegeden Üyeye: 01-01-1970 02:00 “Destek Çayı’nın Çağlayan Hatıraları” 01-01-1970 02:00 Bir Gülümseme, Bir El Sıkış 01-01-1970 02:00 “Mustafa Alpat Öğretmen’e Veda” 01-01-1970 02:00 “Bu Dünyada Cenneti Yaratalım” 01-01-1970 02:00 Türk Töresinde Kadın Özgürdür! 01-01-1970 02:00 30 Ağustos: Ulusun Kaderini Değiştiren Zafer 01-01-1970 02:00 Zorunlu İstikamet: İmam Hatip 01-01-1970 02:00 Suyun, Yolların ve Umudun Başkanı Kadir Torun 01-01-1970 02:00 “Kervanı Bırakıf Padişah Çadırına Giden” 01-01-1970 02:00 DEMOKRASİ KAHRAMANI FAZLI KURU 01-01-1970 02:00 “Dağın Sessiz Çığlığı – Bir Vicdan Manifestosu” 01-01-1970 02:00 KELİKÇİ ZİYA – TAŞOVA’NIN AYAK İZLERİNDE BİR ÖMÜR 01-01-1970 02:00 Yemişenbükü Köyü 01-01-1970 02:00 "NACI EREN: İnançtan Bilince, 01-01-1970 02:00 Yüreği Halkla Atan Bir Ömür 01-01-1970 02:00 “Muhtar Koca Fatma’nın Gölgesinde Yükselen Taşova. Bir Kadının İzinde Kurulan İlçe” 01-01-1970 02:00 “Derman Bey Osman Gürer: Taşova’nın Vicdanı, Halkın Doktoru”” 01-01-1970 02:00 Arif Meşhur’u Anarken: 01-01-1970 02:00 İyilik, Bazen Sessiz Kalmamaktır 01-01-1970 02:00 24 Temmuz Lozan: Türkiye Tapusudur, Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Kimlik Üzerinden Siyaset 01-01-1970 02:00 “Sağılır İneği Kestik, Gözümüz Aydın!” 01-01-1970 02:00 ŞAŞIP KALIYORUM! 01-01-1970 02:00 “Mermer Tozundan Çimento Olmaz!” 01-01-1970 02:00 “Madımak’tan Bana Ne Diyenlere…” 01-01-1970 02:00 YOĞURDUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ OLMAZ 01-01-1970 02:00 LASTİK GİBİ UZUYAN YALANLAR: 01-01-1970 02:00 ASİTTEN TOPRAĞA KURŞUNDAN CİĞERE 01-01-1970 02:00 ZEHRİN RENGİ YOK 01-01-1970 02:00 12 Haziran 2025 Amasya’nın Tarih Yazdığı Gün 01-01-1970 02:00 "Bir Işık Gibi Geçti Bu Topraktan: Osman Bolulu’yu Anmak" 01-01-1970 02:00 Boğalı Dağı’nda Sessiz Çığlık 01-01-1970 02:00 "Bu Dünya Kâr Uğruna Katlediliyor!" 01-01-1970 02:00 “Tarık Ziya Ekinci ve Kürt Sorunu Raporu Üzerine Gözlemlerim” 01-01-1970 02:00 “19 Mayıs… Gençliğin Bayramı, Cumhuriyet’in Umudu” 01-01-1970 02:00 ANA DEDİĞİM TOPRAKTIR, KADIN DEDİĞİN GELECEKTİR 01-01-1970 02:00 YEŞEREN UMUTLAR, DARAĞACINDA SOLMAYAN ÜÇ FİDAN 01-01-1970 02:00 EGE’NİN KIYILARI BİZİM, AMA BİZ ARTIK ORADA YOKUZ 01-01-1970 02:00 “Çobansız Dağlar, Açlığa Giden Yoldur” 01-01-1970 02:00 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Urfa’da Göçer Öğretmenlerle Bir Zaman 01-01-1970 02:00 ÇARIKLA GEÇEN YILLAR: 01-01-1970 02:00 “Veda Değil Saygı Duruşu: Volkan Konak Gibi Yaşamak!” 01-01-1970 02:00 “Yıkılmış Sistemden Doğan Bilinç: 01-01-1970 02:00 “Atatürk Tek Adam mıydı?” 01-01-1970 02:00 GÜNEŞLE GELEN, ATEŞTEN DOĞAN BARIŞ 01-01-1970 02:00 “Kendi Geleceğini Yok Eden İşçilere Açık Mektup” 01-01-1970 02:00 8 Mart, Bir Kutlama Günü Değil 01-01-1970 02:00 Yıldızlar Yoldaşın Olsun Edip Akbayram 01-01-1970 02:00 “Eğitim ve Edebiyatın Sessiz Kahramanı: Dursun Sever” 01-01-1970 02:00 “Sevgi Bir Güne Sığmaz” 01-01-1970 02:00 DEPREM VE GERÇEKLER: JAPONYA VE TÜRKİYE KARŞILAŞTIRMASI 01-01-1970 02:00 “Deprem: Doğanın Değil, Mühendisliğin İmtihanı” 01-01-1970 02:00 Kadın: Hayatın Ta Kendisi 01-01-1970 02:00 Bir Köyün Uyanışı 01-01-1970 02:00 47 Yıl Önce İnşa Edilen Binanın Sorumluluğu 01-01-1970 02:00 1950-1970 Yılları Arasında Taşova Perşembe Pazarı 01-01-1970 02:00 Köy Enstitüsü Öğrencilerinin Yolculuğu 01-01-1970 02:00 Gürsu Köyü’nün Ulu Çınarı ve Hayat Veren Suyu” 01-01-1970 02:00 “Emeklilik: Onurlu Bir Yaşam mı, Sessiz Bir Terk Ediliş mi?” 01-01-1970 02:00 “Mezhep Savaşları ve İnsanlık Dramı: 01-01-1970 02:00 Salih Korkmaz ile Geçmişe Yolculuk 01-01-1970 02:00 Nardugan Bayramı 01-01-1970 02:00 “Erbaa Depremi: Bir Milletin Hafızası ve Geleceği İçin Bir Uyarı” 01-01-1970 02:00 Ortadoğu’da Çatışmanın Maskeleri 01-01-1970 02:00 “Kadın Hakları ve Gelecek: Kölelik mi, Özgürlük mü?” 01-01-1970 02:00 Cumhuriyetle Hesaplaşmanın Şifresi 01-01-1970 02:00 ZANA DERESİ - ROMA HAMAMI 01-01-1970 02:00