KELİKÇİ ZİYA – TAŞOVA’NIN AYAK İZLERİNDE BİR ÖMÜR

İsmail Erdal

09-08-2025 10:13

KELİKÇİ ZİYA – TAŞOVA’NIN AYAK İZLERİNDE BİR ÖMÜR

İsmail Erdal’ın kaleminden

Bizim memlekette “kelik” derler; ayakkabı tabanına çakılan, ökçeyi ve tabanı sağlamlaştıran küçük metal çivilere. Yürürken o çiviler yola “tak… tuk…” diye selam verir, adımların sesine ayrı bir hava katardı. Kelik vurmak, usta ayakkabıcıların el işçiliğinin hem sağlamlık hem de şöhret işiydi. İlçemizin unutulmaz ustası Ziya İyiöz de bu işi öyle ustalıkla yapardı ki, zamanla herkes ona “Kelikçi Ziya” demeye başladı.

Ben de de de, 1958 ilkokul yıllarımdan beri ilçemizin ayakkabı tamircisi Kelikçi Ziya’yı tanırım. Asıl adı Ziya İyiöz’dü ama Taşova’da ona “Ziya” derseniz, sanki başka birinden söz ediyormuşsunuz gibi olurdu; herkes “Kelikçi Ziya” derdi. 1906’da Erbaa’nın Fındıcak köyünde doğmuş, küçük yaşta ailesiyle Erbaa merkeze göçmüş. Orada medreseye gidip Osmanlıcayı su gibi öğrenmiş. Harf devriminden sonra Latin harflerini de öğrendi ama Osmanlıcayı bırakmadı; ömrü boyunca da “bu yazının da hatırı var” der gibi kullanmaya devam etti. Daha çocukken bir ayakkabı tamircisinin yanına çırak girmiş. O gün ustanın eline tutuşturduğu çekici bir daha bırakmadı. Önlüğünü kuşanıp kendi işyerini açtığında, ayakkabılar onun elinde sadece tamir olmaz; sahibiyle beraber gülümsemeyi de öğrenirdi.

İyi insandı… Ama bazen fazla iyi. Borç isteyenin parasını verirdi, çoğu zaman da geri alamazdı. “Para gitti ama dost kaldı” diye avunurdu. O yıllara kadar ağzına şarap koymamıştı. Bir gün derdini paylaştığı bir dostunun uzattığı kadehle tanıştı… Eh, o kadeh de onun hayatına öyle bir girdi ki, dostluğun en samimi halini şarap şişesinde buldu. Erbaa’da yaşadığı bir alacak-verecek meselesi yüzünden memleketinden koptu. Tam da o sırada yeni ilçe olan Taşova’ya, 1944’te geldi ve çekiciyle iğnesini burada konuşturmaya devam etti.

O yıllarda yeni ayakkabı almak öyle kolay değildi. İlçede neredeyse herkesin ayağında Ziya’nın çivisi ya da dikişi vardı. Beşinci sınıfta ilk kösele ayakkabım olmuştu. Doğru düzgün giymediğimden ya topuğu koparır ya da önü açılırdı. Her seferinde Ziya’ya götürürdüm. Sabah götürürsem “Hemen yaparım” derdi, öğleden sonra götürürsem “Bırak” derdi; bırakırsan günlerce ayakkabıyı ararsın.

Öğretmen okulunda okuduğum yıllarda Beykoz marka ayakkabılarımın bakımını hep o yaptı. Öğretmen olduktan sonra da ayakkabılarımı ona götürdüm. Babamla eski dost olmaları, çocukluğumdan beri süren tanışıklığımız aramızda başka türlü bir bağ kurmuştu. Sabah dükkâna uğradığımda, müşterilerin ayakkabı durumuna göre Neyzen Tevfik’i aratmayacak nükteler patlatırdı. Aceleci müşteriye “Senin ayağına benzin mi dökeyim, ayakkabına mı? İkisi birden koşar o zaman” derdi. Fazla istekli olana “Bunu bir de terzine götür, yamasını onlar yapsın; ben mucizeci değilim” diye takılırdı. Parasız gelen dostuna “Para yoksa dert etme, ayağının duasını alırım” derdi. Ayakkabı artık ‘ayakkabı’ olmaktan çıkmışsa “Bunu tamir edemem ama müzeye koyarsan adını yazarlar” diyerek güldürürdü.

Akşamüstleri ise tam seyirlikti. Belediye bahçesinin karşısında, Fotoğrafçı Ali Erdem’in üç ayaklı fotoğraf makinesi, yanında su leğeni, dükkânının önünde nöbet bekler gibi dururdu. Eve doğru yalpalayarak yürüyen Ziya, her seferinde sanki makinayı hedef almış gibi üstüne gider, tam devirecekken Ali amcam atik bir hamleyle kurtarırdı. O sırada, “Ziya, Deli Cevriye’nin inekleri suyu içip gidiyor; sen ise makinayı sulamaya kalkıyorsun!” derdi. Ziya ise sanki hiç duymamış gibi hafif bir tebessümle yoluna devam ederdi.

Kelikçi Ziya’nın çekiciyle vurduğu her çivi, iğnesiyle attığı her dikiş, Taşova’da kimin ayağına değmişse o adımlar daha rahat olurdu. Ayakkabılar sadece tamir edilmez, sanki bereketle mühürlenirdi. “Ziya’nın çekici ayakkabıya değil, yürüyüşe vurur; yolu uzun olanın duası da adımı da eksik olmaz” derlerdi.

Doğayı da çok severdi. Herizdağı’ndan çam fidanı getirir, ilçenin çeşitli yerlerine dikerdi. Gönül Hayati Özkan’ın evinin önündeki çamlar onun eseridir. Bazen eve dönerken onlara yaslanır, elleriyle severdi.

Siyasi yönü de vardı. Türkiye İşçi Partisi’ne yakındı. İlçemizin TİP adayı Naci Eren, Ankara’ya konuşmaya gideceği zaman aralarında para toplanırdı. Ziya, önlüğünden bir avuç bozuk para çıkarıp, “Bu da benden” derdi. Bu hareket, hem yardımseverliğinin hem de inandığı değerlere sadakatinin işaretiydi.

Öğleden sonra dükkânına uğramazdım; o saatlerde kendi içine çekilir, kimseyle göz göze gelmezdi. Eve gitmek istediğinde çoğu zaman çevresindekiler yardım ederdi. Oğlu hükümette nüfus  dairesinde başkatip olarak çalışırdı; haber verilince gelir, babasını eve götürürdü. Yıllar sonra duydum ki, Ben Taşova’dan ayrıldıktan sonra bu alışkanlığı bırakmış. Bir şirket onu hacca götürmüş; dönüşte hac ibadetinin gereklerini titizlikle yerine getiren, örnek gösterilen bir insana dönüşmüş.

15 Ocak 1981’de aramızdan ayrıldığında cenazesi çok kalabalıktı. Tepe Mezarlığı’na defnedildi. Işıklar içinde uyusun.

Ardında sadece tamir ettiği ayakkabılar değil; dostluğu, dayanışmayı, hoşgörüyü, nükteleri ve diktiği çam ağaçlarıyla yaşayan bir miras bıraktı. Işıklar içinde uyusun.

Belki de bugün Taşova’da çok yıpranmış bir ayakkabı görülse, rüzgârın arasından Ziya’nın sesi gelir: “Bunu tamir edemem… ama müzeye koyarsan adını yazarlar.”

İsmail Erdal Emekli Eğitimci

Ağustos 2025 Muğla

Not: Bu satırları kaleme alırken bana kapılarını ve hafızalarını açan, dedesinin fotoğrafını gönderen Kelikçi Ziya’nın torunu, ilçemizin emektar berberi Servet İyiöz’e; her zaman Taşova’nın belleğini yaşatan Taşova.gen.tr editörü Ahmet Günaydın’a ve tasova.net ve 05.com.tr’in gönüllü hafızası, editör dostum Erhan Gündüz’e gönülden teşekkür ederim. Onların katkıları olmasa, bu yazı eksik kalırdı.

(Ben, Taşova’nın herkes tarafından bilinen ve sevilen, nice insanın ayakkabısını eline alıp dikiş atmış, çivi çakmış, tabanını sağlamlaştırmış Kelikçi Ziya’yı kendi yaşantımdan, kendi gördüğüm kadarıyla;  ayrıca torunu ve Onu yakından tanıyan, onunla ilgili araştırma yapmış gazeteci dostlarımdan aldığım bilgiler doğrultusunda yazmaya çalıştım.

Kelikçi Ziya, sadece bir ayakkabı ustası değildi; her çivisinde, her dikişinde ilçenin hikâyesini işleyen bir ustaydı. Onun mertliğini, ince nüktelerini bizzat yaşadım. Ziya’yı yakından tanıyan, onunla oturmuş kalkmış, bir hatırasına tanık olmuş dostların da söyleyecekleri vardır mutlaka. Eğer siz de tanıdıysanız, bir anınıza şahit olduysanız, lütfen yorumlarınızla bu yazıya katılın.

Böylesi ortak anılar paylaşıldıkça, hem yazı zenginleşir hem de Taşova’nın belleğinde Ziya’nın adı daha derin bir iz bırakır. Gelecek kuşaklar, sadece ismini değil, yaşantısını, gülüşünü, emeğini de bilsin. Herkesin hafızasında yer eden bu insan, unutulmasın; anlatılsın ki, dostluğu ve emeği hep yaşasın.)

Advert
DİĞER YAZILARI TAŞLANAN ECEVİT’TEN COŞKUYLA KARŞILANAN ÖZGÜR ÖZEL’E… 01-01-1970 02:00 BİR VEFA BORCU, BİR HATIRAYI YAŞATMA ÇABASI 01-01-1970 02:00 İKTİDAR RÜZGÂRINI KESENLERİ TARİH AFFETMEYECEKTİR 01-01-1970 02:00 SAMSUN’DA 19 MAYIS… 01-01-1970 02:00 RESİMDE KURDUM SENİN HAYALİNİ ANA 01-01-1970 02:00 HIDIRELLEZ: YENİDEN DOĞUŞUN SIRRI MI, YOKSA İNSANIN UNUTTUĞU GERÇEK Mİ? 01-01-1970 02:00 BOĞALI DAĞI’NA BAKINCA SADECE BİR DAĞ DEĞİL, BİR HAYAT GÖRÜRÜM 01-01-1970 02:00 TAŞOVA’DA TİCARETİN YÜKSELİŞİ: NAKLİYE, SİNEMA VE SANAYİ 01-01-1970 02:00 BİR VEFANIN SATIRLARI: YÜKSEL AİLESİNE ARMAĞANIM 01-01-1970 02:00 TAŞOVA’NIN HAFIZASINDA YAŞAYANLAR 01-01-1970 02:00 PERDENİN IŞIĞINDA, RADYONUN SESİNDE YAŞAYAN BİR TAŞOVA İNSANI: ÖMER CABA 01-01-1970 02:00 FOTOĞRAFÇI ALİ AMCAM VE KAYBOLMAMASI GEREKEN TAŞOVA HAFIZASI 01-01-1970 02:00 ÇOCUKLARIMIZI NEDEN KAYBEDİYORUZ; SUÇLU SADECE O ÇOCUK MU? 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞ GÜNÜNDE 01-01-1970 02:00 ŞİDDETİ KAPIYA POLİS KOYARAK DEĞİL, TOPLUMU VE OKULU DEĞİŞTİREREK ÖNLERİZ 01-01-1970 02:00 ATATÜRK’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 17 Nisan, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü… 01-01-1970 02:00 HEMŞEHRİMİZ İRFAN SANCI IŞIKLARA YÜRÜDÜ 01-01-1970 02:00 TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ BÜYÜK SINAV 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİNİ KİM KAPATTI DEĞİL, NEDEN KAPATTILAR? 01-01-1970 02:00 İNSAN, HAYAT VE TOPLUM: AKLIN IŞIĞINDA BİR YOLCULUK 01-01-1970 02:00 ZAMANIN BASAMAKLARINDA KALAN YÜZLER 01-01-1970 02:00 Bugün Dilediğim 01-01-1970 02:00 GÜNEŞİN DOĞDUĞU ÜLKEDE BİR CAMİ VE BİR SORGULAMA 01-01-1970 02:00 16 MART – ÖĞRETMEN OKULLARININ IŞIĞI 01-01-1970 02:00 BİR ÇAĞIN TANIKLIĞIYDI: İLBER ORTAYLI’YA VEDA 01-01-1970 02:00 ASLAN’IN SAVAŞI PARS’A, HESABI EJDERHA’YA 01-01-1970 02:00 KADIN VARSA HAYAT VARDIR 01-01-1970 02:00 AHMET GÖKREM’E VEDA 01-01-1970 02:00 İRAN’A SALDIRI: HEDEF GÜVENLİK DEĞİL, ENERJİ VE GÜÇ 01-01-1970 02:00 SANDIKLARDA SAKLANAN EMEK: BİR ÖRTÜDEN DAHA FAZLASI 01-01-1970 02:00 SEVGİ BİR GÜNE SIĞMAZ 01-01-1970 02:00 “Mesele Baş Değil, Beyindir” 01-01-1970 02:00 DÜNYAYI GERİ ALIYORUZ 01-01-1970 02:00 BORABAY GÖLÜ DONUNCA 01-01-1970 02:00 BİR DÜNYAYI NASIL YEDİK 01-01-1970 02:00 BİR AYDINLANMA VE DİRENİŞ HAYATI 01-01-1970 02:00 TAŞOVA DA EĞLENCEDE SÖYLENMEYEN TÜRKÜLER HATİPOĞLU 01-01-1970 02:00 SESLE YAZILAN HABERLER 01-01-1970 02:00 ATEŞE BASAN AYAKLAR, AYNI RİTİMDE ATAN YÜREKLER 01-01-1970 02:00 2025’ten 2026’ya: Bir Temenni Değil, Bir Talep 01-01-1970 02:00 AMASYADA ASKER SEVKİYATI 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİ: YARIM BIRAKILAN AYDINLANMA 01-01-1970 02:00 AVUSTRALYA: YOK SAYILARAK YOK EDİLEN BİR HALK 01-01-1970 02:00 HİNDİSTAN VE GÜNEY ASYA: AÇLIKLA TERBİYE EDİLEN UYGARLIKLAR 01-01-1970 02:00 AFRİKA: İNSANLIĞIN METAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜ KITA BÖLÜM 4 01-01-1970 02:00 AMERİKA YERLİLERİ: DOĞAYLA BARIŞIK BİR YAŞAM NASIL YOK EDİLDİ? BÖLÜM 3 01-01-1970 02:00 BOŞ TOPRAK MASALI VE AVRUPA KİPRİ BÖLÜM 2 01-01-1970 02:00 “Keşif” Denilen Büyük Yalan- BÖLÜM 1 01-01-1970 02:00 BİR YAZI DİZİSİ DUYURUSU “Keşif Değil, Sömürü” 01-01-1970 02:00 İYİLİK PERDESİ ALTINDA DÖNEN OYUNLAR 01-01-1970 02:00 TÜRKÇE İSİM REHBERİ 01-01-1970 02:00 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ: 01-01-1970 02:00 NECDET CANİK’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 TAŞOVA GENÇLERİ VE KAYIP BİR BAHAR 01-01-1970 02:00 GİDENLER DÖNMEDİ… 01-01-1970 02:00 TADI KAÇAN DÜNYA 01-01-1970 02:00 "Karanlığın İçinden Aydınlığa: 2026’ya Girerken Nasıl Bir Dünya İstiyoruz?" 01-01-1970 02:00 KIRIK ÇÖMLEKLERDE YAZILI DEMOKRASİ 01-01-1970 02:00 ATATÜRK ÖLMEDİ, AKLINDA VE ONURUNDA YAŞAYANLARDA YAŞIYOR 01-01-1970 02:00 SUYUN AKIŞI KİMİN TARAFINDA? 01-01-1970 02:00 “Unutulan Kanatlar ve Susturulan Fabrikalar” 01-01-1970 02:00 “Dillerin Doğuşu, Yazının Doğuşu ve Sessizliğe Gömülen Sözler” 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: AKLIN VE KÜLTÜRÜN ZAFERİ 01-01-1970 02:00 BİR SOFRA DÜŞÜ: İNSANLIĞIN KOPAN HALKASI 01-01-1970 02:00 Geleceğimizi Satıyoruz 01-01-1970 02:00 KANLA YAZILAN TAHT 01-01-1970 02:00 “Taşova, Halkının Doktoru “Derman Bey”i Uğurluyor” 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: YENİDEN DOĞUŞUN ADI 01-01-1970 02:00 TELEVİZYON DİZİLERİ: EĞLENCE Mİ, GİZLİ SENARYO MU? 01-01-1970 02:00 “Atatürk’ün Kapalı Gözleri” 01-01-1970 02:00 TÜRKÇEMİZ, DİL BAYRAMINIZ 01-01-1970 02:00 Ahilik ve Bizim Yolumuz 01-01-1970 02:00 Delegeden Üyeye: 01-01-1970 02:00 “Destek Çayı’nın Çağlayan Hatıraları” 01-01-1970 02:00 Bir Gülümseme, Bir El Sıkış 01-01-1970 02:00 “Mustafa Alpat Öğretmen’e Veda” 01-01-1970 02:00 “Bu Dünyada Cenneti Yaratalım” 01-01-1970 02:00 Türk Töresinde Kadın Özgürdür! 01-01-1970 02:00 30 Ağustos: Ulusun Kaderini Değiştiren Zafer 01-01-1970 02:00 Zorunlu İstikamet: İmam Hatip 01-01-1970 02:00 Suyun, Yolların ve Umudun Başkanı Kadir Torun 01-01-1970 02:00 “Kervanı Bırakıf Padişah Çadırına Giden” 01-01-1970 02:00 DEMOKRASİ KAHRAMANI FAZLI KURU 01-01-1970 02:00 “Dağın Sessiz Çığlığı – Bir Vicdan Manifestosu” 01-01-1970 02:00 Yemişenbükü Köyü 01-01-1970 02:00 "NACI EREN: İnançtan Bilince, 01-01-1970 02:00 Yüreği Halkla Atan Bir Ömür 01-01-1970 02:00 “Muhtar Koca Fatma’nın Gölgesinde Yükselen Taşova. Bir Kadının İzinde Kurulan İlçe” 01-01-1970 02:00 “Derman Bey Osman Gürer: Taşova’nın Vicdanı, Halkın Doktoru”” 01-01-1970 02:00 Arif Meşhur’u Anarken: 01-01-1970 02:00 İyilik, Bazen Sessiz Kalmamaktır 01-01-1970 02:00 24 Temmuz Lozan: Türkiye Tapusudur, Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Kimlik Üzerinden Siyaset 01-01-1970 02:00 “Sağılır İneği Kestik, Gözümüz Aydın!” 01-01-1970 02:00 ŞAŞIP KALIYORUM! 01-01-1970 02:00 “Mermer Tozundan Çimento Olmaz!” 01-01-1970 02:00 “Madımak’tan Bana Ne Diyenlere…” 01-01-1970 02:00 YOĞURDUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ OLMAZ 01-01-1970 02:00 LASTİK GİBİ UZUYAN YALANLAR: 01-01-1970 02:00 ASİTTEN TOPRAĞA KURŞUNDAN CİĞERE 01-01-1970 02:00 ZEHRİN RENGİ YOK 01-01-1970 02:00 12 Haziran 2025 Amasya’nın Tarih Yazdığı Gün 01-01-1970 02:00 "Bir Işık Gibi Geçti Bu Topraktan: Osman Bolulu’yu Anmak" 01-01-1970 02:00 Boğalı Dağı’nda Sessiz Çığlık 01-01-1970 02:00 "Bu Dünya Kâr Uğruna Katlediliyor!" 01-01-1970 02:00 “Tarık Ziya Ekinci ve Kürt Sorunu Raporu Üzerine Gözlemlerim” 01-01-1970 02:00 “19 Mayıs… Gençliğin Bayramı, Cumhuriyet’in Umudu” 01-01-1970 02:00 ANA DEDİĞİM TOPRAKTIR, KADIN DEDİĞİN GELECEKTİR 01-01-1970 02:00 YEŞEREN UMUTLAR, DARAĞACINDA SOLMAYAN ÜÇ FİDAN 01-01-1970 02:00 EGE’NİN KIYILARI BİZİM, AMA BİZ ARTIK ORADA YOKUZ 01-01-1970 02:00 “Çobansız Dağlar, Açlığa Giden Yoldur” 01-01-1970 02:00 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Urfa’da Göçer Öğretmenlerle Bir Zaman 01-01-1970 02:00 ÇARIKLA GEÇEN YILLAR: 01-01-1970 02:00 “Veda Değil Saygı Duruşu: Volkan Konak Gibi Yaşamak!” 01-01-1970 02:00 “Yıkılmış Sistemden Doğan Bilinç: 01-01-1970 02:00 “Atatürk Tek Adam mıydı?” 01-01-1970 02:00 GÜNEŞLE GELEN, ATEŞTEN DOĞAN BARIŞ 01-01-1970 02:00 “Kendi Geleceğini Yok Eden İşçilere Açık Mektup” 01-01-1970 02:00 8 Mart, Bir Kutlama Günü Değil 01-01-1970 02:00 Yıldızlar Yoldaşın Olsun Edip Akbayram 01-01-1970 02:00 “Eğitim ve Edebiyatın Sessiz Kahramanı: Dursun Sever” 01-01-1970 02:00 “Sevgi Bir Güne Sığmaz” 01-01-1970 02:00 DEPREM VE GERÇEKLER: JAPONYA VE TÜRKİYE KARŞILAŞTIRMASI 01-01-1970 02:00 “Deprem: Doğanın Değil, Mühendisliğin İmtihanı” 01-01-1970 02:00 Kadın: Hayatın Ta Kendisi 01-01-1970 02:00 Bir Köyün Uyanışı 01-01-1970 02:00 47 Yıl Önce İnşa Edilen Binanın Sorumluluğu 01-01-1970 02:00 1950-1970 Yılları Arasında Taşova Perşembe Pazarı 01-01-1970 02:00 Köy Enstitüsü Öğrencilerinin Yolculuğu 01-01-1970 02:00 Gürsu Köyü’nün Ulu Çınarı ve Hayat Veren Suyu” 01-01-1970 02:00 “Sarı Öküz’ü Verdiğimiz Gün Kaybettik 01-01-1970 02:00 “Emeklilik: Onurlu Bir Yaşam mı, Sessiz Bir Terk Ediliş mi?” 01-01-1970 02:00 “Mezhep Savaşları ve İnsanlık Dramı: 01-01-1970 02:00 Salih Korkmaz ile Geçmişe Yolculuk 01-01-1970 02:00 Nardugan Bayramı 01-01-1970 02:00 “Erbaa Depremi: Bir Milletin Hafızası ve Geleceği İçin Bir Uyarı” 01-01-1970 02:00 Ortadoğu’da Çatışmanın Maskeleri 01-01-1970 02:00 “Kadın Hakları ve Gelecek: Kölelik mi, Özgürlük mü?” 01-01-1970 02:00 Cumhuriyetle Hesaplaşmanın Şifresi 01-01-1970 02:00 ZANA DERESİ - ROMA HAMAMI 01-01-1970 02:00