KANLA YAZILAN TAHT

İsmail Erdal

20-10-2025 10:05

KANLA YAZILAN TAHT: OSMANLI’DA ÖLDÜRÜLEN DEVLET ADAMLARI VE SUSTURULAN AKILLAR

Tarihi yalnızca zaferlerle anlatmak eksiktir. Çünkü bir milletin büyüklüğü, aldığı topraklarla değil; insanına, aklına ve vicdanına nasıl davrandığıyla ölçülür. Osmanlı Devleti’nin tarihinde de hem gurur duyulacak hem de utançla anılacak sayfalar vardır. Bir yanda fetihler, görkemli zaferler; diğer yanda taht hırsıyla dökülen kardeş kanı, boğdurulan vezirler, susturulan bilginler… Bu sayfalar bir devletin kendi içinden kendini tüketme hikâyesidir.

Osmanlı’nın temelleri atılırken ilk kan dökülmüştü. Kurucu Osman Bey, amcası Dündar’ı öldürerek aşiretin başına geçti. I. Murat, oğlu Savcı Bey’i isyan ettiği gerekçesiyle gözlerini kızgın demirle oydurup astırdı. Yıldırım Bayezid, Kosova savaşında babası öldüğünde aynı safta savaşan kardeşi Yakup’u boğdurdu. Fatih Sultan Mehmet, “nizam-ı âlem” diyerek kardeş katlini yasal hale getirdi. Devletin bekası uğruna kardeşini öldürmeyi “vacip” saydı. Ancak şu soru hâlâ geçerlidir: Bir devlet, kendi evlatlarını boğarak nasıl ayakta kalabilir?

Yavuz Sultan Selim, kardeşleriyle birlikte üç yeğenini öldürttü. III. Mehmet bir gecede on dokuz kardeşini boğdurdu. Kanuni Sultan Süleyman hem oğlu Mustafa’yı hem de torunlarını boğdurttu. Her infaz, bir saltanatın değil, bir vicdanın çöküşüydü. Saray duvarları nice vezirin nefesiyle doldu. Çandarlı Halil Paşa, Bizans’la anlaştığı gerekçesiyle idam edildi. Kanuni’nin damadı ve en yakın dostu Pargalı İbrahim Paşa, bir gece boğduruldu. Arkasında sadece şu ders kaldı: “Hükümdara fazla yaklaşmak, ateşe yaklaşmaktır.”

Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, Lale Devri’nde yenilikler getirdi; ancak halk “gaflet içindeler” diyerek isyan etti. Patrona Halil ayaklanmasında parçalanarak öldürüldü. Her yenilik, birilerinin korkusuna kurban edildi. Korkunun yönettiği devlet, adaletin değil, entrikanın devleti olur. Osmanlı’da yalnızca siyasi rakipler değil, bilim ve akıl da hedef alındı. Takiyyüddin Efendi, İstanbul’da ilk rasathaneyi kurdu. Gökyüzünü inceledi, zamanı ölçtü. Ama ulema “yıldızlarla uğraşmak Allah’a karşı gelmektir” diyerek rasathaneyi top atışlarıyla yıktırdı. Bilimin sesi susturuldu.

Molla Lütfi büyük bir matematikçiydi; “zındık” denilerek idam edildi. Katip Çelebi gerçeği yazdığı için ölümünden sonra bile eserleri yasaklandı. Müteferrika’nın matbaası bile engellendi, çünkü “kitap basmak bid’attir” denildi. Batı bilimi basarak büyürken, biz yakarak susturduk. Osmanlı modernleşmeye adım atmak istediğinde ise kendi direncine takıldı. Mithat Paşa, halkın iradesini temsil eden bir anayasal düzen kurmak istedi, ama Abdülhamit’in korkusu ağır bastı. Mithat Paşa, Taif zindanında boğularak öldürüldü. Köklü devletler fikirle yenilenir, Osmanlı ise fikirden korktuğu ölçüde küçüldü.

Yüzyıllar boyunca iktidar korkusu sarayların en güçlü yasası oldu. Yeniçeriler isyan ettiğinde vezirler parçalandı, ulema susarken halk cehalet içinde kaldı. Saray bir süre daha ayakta kaldı ama devletin ruhu çoktan tükenmişti. Bir millet, kendi aydınlarını, bilim insanlarını, reformcularını düşman sayıyorsa, o devletin çöküşü sadece zaman meselesidir. Osmanlı dış düşmanların değil, kendi iç çekişmelerinin kurbanı oldu. Kardeş katliyle başlayan gelenek, farklı düşüneni susturma alışkanlığına dönüştü. Sonunda taht kaldı ama akıl, bilim ve adalet kayboldu.

Bugün aynı hatalara düşmemek için tarihin aynasına iyi bakmak gerekir. Düşünceye tahammülün olmadığı yerde özgürlük de ilerleme de olmaz. Devleti yaşatan korku değil; adalet, bilgi ve vicdandır. Tarih yalnızca fetihlerle değil, susturulan akıllarla da yazılır. Bizim görevimiz, geçmişin hatalarını tekrar etmek değil, o acılardan geleceğe ışık çıkarabilmektir. Kardeşin kardeşi değil, insanın insanı yaşatabildiği bir düzen kurmak insanlık borcumuzdur.

Osmanlı’dan devralınan korku iklimi, Cumhuriyet döneminde de zaman zaman yeniden filizlendi. Bu kez taht için değil, düşünce, bilim ve özgürlük için mücadele edenler hedef alındı. Gerçeği söyleyen, sorgulayan, halkın gözünü açmaya çalışan aydınlar susturuldu. Sabahattin Ali, kaleminden korkulan bir yazardı; faili meçhul bir cinayetle öldürüldü (1948). Uğur Mumcu, gerçekleri yazdığı için arabasına konan bombayla katledildi (1993). Ahmet Taner Kışlalı, karanlığa karşı bilimi savunduğu için evinin önünde bombayla öldürüldü (1999). Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok, laikliği ve özgür düşünceyi savundukları için hedef seçildiler. Hrant Dink, halkların kardeşliğini dile getirdiği için sokak ortasında vuruldu (2007).

Bu topraklarda düşünce yine susturulmak istendi. Bilim insanları, sanatçılar, gazeteciler; “tehlikeli fikirler” ürettikleri gerekçesiyle hedef gösterildi, susturuldu, yargılandı. Böylece ülkenin en büyük düşmanı yine kendi içinden doğdu: korku ve suskunluk. Her susturulan kalemle, her susturulan bilim insanıyla Türkiye biraz daha karanlığa gömüldü.

Bugün hâlâ o korkunun gölgesi sürüyor. Aydınını yaşatamayan, fikirle değil korkuyla yönetilen hiçbir toplum ileri gidemez.

Tarih bize bir kez daha şunu hatırlatıyor:

Bir ülke, aydınlarını öldürdüğü gün, kendi geleceğini de toprağa gömer.

İsmail Erdal Emekli Eğitimci

Advert
DİĞER YAZILARI TAŞLANAN ECEVİT’TEN COŞKUYLA KARŞILANAN ÖZGÜR ÖZEL’E… 01-01-1970 02:00 BİR VEFA BORCU, BİR HATIRAYI YAŞATMA ÇABASI 01-01-1970 02:00 İKTİDAR RÜZGÂRINI KESENLERİ TARİH AFFETMEYECEKTİR 01-01-1970 02:00 SAMSUN’DA 19 MAYIS… 01-01-1970 02:00 RESİMDE KURDUM SENİN HAYALİNİ ANA 01-01-1970 02:00 HIDIRELLEZ: YENİDEN DOĞUŞUN SIRRI MI, YOKSA İNSANIN UNUTTUĞU GERÇEK Mİ? 01-01-1970 02:00 BOĞALI DAĞI’NA BAKINCA SADECE BİR DAĞ DEĞİL, BİR HAYAT GÖRÜRÜM 01-01-1970 02:00 TAŞOVA’DA TİCARETİN YÜKSELİŞİ: NAKLİYE, SİNEMA VE SANAYİ 01-01-1970 02:00 BİR VEFANIN SATIRLARI: YÜKSEL AİLESİNE ARMAĞANIM 01-01-1970 02:00 TAŞOVA’NIN HAFIZASINDA YAŞAYANLAR 01-01-1970 02:00 PERDENİN IŞIĞINDA, RADYONUN SESİNDE YAŞAYAN BİR TAŞOVA İNSANI: ÖMER CABA 01-01-1970 02:00 FOTOĞRAFÇI ALİ AMCAM VE KAYBOLMAMASI GEREKEN TAŞOVA HAFIZASI 01-01-1970 02:00 ÇOCUKLARIMIZI NEDEN KAYBEDİYORUZ; SUÇLU SADECE O ÇOCUK MU? 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞ GÜNÜNDE 01-01-1970 02:00 ŞİDDETİ KAPIYA POLİS KOYARAK DEĞİL, TOPLUMU VE OKULU DEĞİŞTİREREK ÖNLERİZ 01-01-1970 02:00 ATATÜRK’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 17 Nisan, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü… 01-01-1970 02:00 HEMŞEHRİMİZ İRFAN SANCI IŞIKLARA YÜRÜDÜ 01-01-1970 02:00 TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ BÜYÜK SINAV 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİNİ KİM KAPATTI DEĞİL, NEDEN KAPATTILAR? 01-01-1970 02:00 İNSAN, HAYAT VE TOPLUM: AKLIN IŞIĞINDA BİR YOLCULUK 01-01-1970 02:00 ZAMANIN BASAMAKLARINDA KALAN YÜZLER 01-01-1970 02:00 Bugün Dilediğim 01-01-1970 02:00 GÜNEŞİN DOĞDUĞU ÜLKEDE BİR CAMİ VE BİR SORGULAMA 01-01-1970 02:00 16 MART – ÖĞRETMEN OKULLARININ IŞIĞI 01-01-1970 02:00 BİR ÇAĞIN TANIKLIĞIYDI: İLBER ORTAYLI’YA VEDA 01-01-1970 02:00 ASLAN’IN SAVAŞI PARS’A, HESABI EJDERHA’YA 01-01-1970 02:00 KADIN VARSA HAYAT VARDIR 01-01-1970 02:00 AHMET GÖKREM’E VEDA 01-01-1970 02:00 İRAN’A SALDIRI: HEDEF GÜVENLİK DEĞİL, ENERJİ VE GÜÇ 01-01-1970 02:00 SANDIKLARDA SAKLANAN EMEK: BİR ÖRTÜDEN DAHA FAZLASI 01-01-1970 02:00 SEVGİ BİR GÜNE SIĞMAZ 01-01-1970 02:00 “Mesele Baş Değil, Beyindir” 01-01-1970 02:00 DÜNYAYI GERİ ALIYORUZ 01-01-1970 02:00 BORABAY GÖLÜ DONUNCA 01-01-1970 02:00 BİR DÜNYAYI NASIL YEDİK 01-01-1970 02:00 BİR AYDINLANMA VE DİRENİŞ HAYATI 01-01-1970 02:00 TAŞOVA DA EĞLENCEDE SÖYLENMEYEN TÜRKÜLER HATİPOĞLU 01-01-1970 02:00 SESLE YAZILAN HABERLER 01-01-1970 02:00 ATEŞE BASAN AYAKLAR, AYNI RİTİMDE ATAN YÜREKLER 01-01-1970 02:00 2025’ten 2026’ya: Bir Temenni Değil, Bir Talep 01-01-1970 02:00 AMASYADA ASKER SEVKİYATI 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİ: YARIM BIRAKILAN AYDINLANMA 01-01-1970 02:00 AVUSTRALYA: YOK SAYILARAK YOK EDİLEN BİR HALK 01-01-1970 02:00 HİNDİSTAN VE GÜNEY ASYA: AÇLIKLA TERBİYE EDİLEN UYGARLIKLAR 01-01-1970 02:00 AFRİKA: İNSANLIĞIN METAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜ KITA BÖLÜM 4 01-01-1970 02:00 AMERİKA YERLİLERİ: DOĞAYLA BARIŞIK BİR YAŞAM NASIL YOK EDİLDİ? BÖLÜM 3 01-01-1970 02:00 BOŞ TOPRAK MASALI VE AVRUPA KİPRİ BÖLÜM 2 01-01-1970 02:00 “Keşif” Denilen Büyük Yalan- BÖLÜM 1 01-01-1970 02:00 BİR YAZI DİZİSİ DUYURUSU “Keşif Değil, Sömürü” 01-01-1970 02:00 İYİLİK PERDESİ ALTINDA DÖNEN OYUNLAR 01-01-1970 02:00 TÜRKÇE İSİM REHBERİ 01-01-1970 02:00 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ: 01-01-1970 02:00 NECDET CANİK’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 TAŞOVA GENÇLERİ VE KAYIP BİR BAHAR 01-01-1970 02:00 GİDENLER DÖNMEDİ… 01-01-1970 02:00 TADI KAÇAN DÜNYA 01-01-1970 02:00 "Karanlığın İçinden Aydınlığa: 2026’ya Girerken Nasıl Bir Dünya İstiyoruz?" 01-01-1970 02:00 KIRIK ÇÖMLEKLERDE YAZILI DEMOKRASİ 01-01-1970 02:00 ATATÜRK ÖLMEDİ, AKLINDA VE ONURUNDA YAŞAYANLARDA YAŞIYOR 01-01-1970 02:00 SUYUN AKIŞI KİMİN TARAFINDA? 01-01-1970 02:00 “Unutulan Kanatlar ve Susturulan Fabrikalar” 01-01-1970 02:00 “Dillerin Doğuşu, Yazının Doğuşu ve Sessizliğe Gömülen Sözler” 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: AKLIN VE KÜLTÜRÜN ZAFERİ 01-01-1970 02:00 BİR SOFRA DÜŞÜ: İNSANLIĞIN KOPAN HALKASI 01-01-1970 02:00 Geleceğimizi Satıyoruz 01-01-1970 02:00 “Taşova, Halkının Doktoru “Derman Bey”i Uğurluyor” 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: YENİDEN DOĞUŞUN ADI 01-01-1970 02:00 TELEVİZYON DİZİLERİ: EĞLENCE Mİ, GİZLİ SENARYO MU? 01-01-1970 02:00 “Atatürk’ün Kapalı Gözleri” 01-01-1970 02:00 TÜRKÇEMİZ, DİL BAYRAMINIZ 01-01-1970 02:00 Ahilik ve Bizim Yolumuz 01-01-1970 02:00 Delegeden Üyeye: 01-01-1970 02:00 “Destek Çayı’nın Çağlayan Hatıraları” 01-01-1970 02:00 Bir Gülümseme, Bir El Sıkış 01-01-1970 02:00 “Mustafa Alpat Öğretmen’e Veda” 01-01-1970 02:00 “Bu Dünyada Cenneti Yaratalım” 01-01-1970 02:00 Türk Töresinde Kadın Özgürdür! 01-01-1970 02:00 30 Ağustos: Ulusun Kaderini Değiştiren Zafer 01-01-1970 02:00 Zorunlu İstikamet: İmam Hatip 01-01-1970 02:00 Suyun, Yolların ve Umudun Başkanı Kadir Torun 01-01-1970 02:00 “Kervanı Bırakıf Padişah Çadırına Giden” 01-01-1970 02:00 DEMOKRASİ KAHRAMANI FAZLI KURU 01-01-1970 02:00 “Dağın Sessiz Çığlığı – Bir Vicdan Manifestosu” 01-01-1970 02:00 KELİKÇİ ZİYA – TAŞOVA’NIN AYAK İZLERİNDE BİR ÖMÜR 01-01-1970 02:00 Yemişenbükü Köyü 01-01-1970 02:00 "NACI EREN: İnançtan Bilince, 01-01-1970 02:00 Yüreği Halkla Atan Bir Ömür 01-01-1970 02:00 “Muhtar Koca Fatma’nın Gölgesinde Yükselen Taşova. Bir Kadının İzinde Kurulan İlçe” 01-01-1970 02:00 “Derman Bey Osman Gürer: Taşova’nın Vicdanı, Halkın Doktoru”” 01-01-1970 02:00 Arif Meşhur’u Anarken: 01-01-1970 02:00 İyilik, Bazen Sessiz Kalmamaktır 01-01-1970 02:00 24 Temmuz Lozan: Türkiye Tapusudur, Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Kimlik Üzerinden Siyaset 01-01-1970 02:00 “Sağılır İneği Kestik, Gözümüz Aydın!” 01-01-1970 02:00 ŞAŞIP KALIYORUM! 01-01-1970 02:00 “Mermer Tozundan Çimento Olmaz!” 01-01-1970 02:00 “Madımak’tan Bana Ne Diyenlere…” 01-01-1970 02:00 YOĞURDUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ OLMAZ 01-01-1970 02:00 LASTİK GİBİ UZUYAN YALANLAR: 01-01-1970 02:00 ASİTTEN TOPRAĞA KURŞUNDAN CİĞERE 01-01-1970 02:00 ZEHRİN RENGİ YOK 01-01-1970 02:00 12 Haziran 2025 Amasya’nın Tarih Yazdığı Gün 01-01-1970 02:00 "Bir Işık Gibi Geçti Bu Topraktan: Osman Bolulu’yu Anmak" 01-01-1970 02:00 Boğalı Dağı’nda Sessiz Çığlık 01-01-1970 02:00 "Bu Dünya Kâr Uğruna Katlediliyor!" 01-01-1970 02:00 “Tarık Ziya Ekinci ve Kürt Sorunu Raporu Üzerine Gözlemlerim” 01-01-1970 02:00 “19 Mayıs… Gençliğin Bayramı, Cumhuriyet’in Umudu” 01-01-1970 02:00 ANA DEDİĞİM TOPRAKTIR, KADIN DEDİĞİN GELECEKTİR 01-01-1970 02:00 YEŞEREN UMUTLAR, DARAĞACINDA SOLMAYAN ÜÇ FİDAN 01-01-1970 02:00 EGE’NİN KIYILARI BİZİM, AMA BİZ ARTIK ORADA YOKUZ 01-01-1970 02:00 “Çobansız Dağlar, Açlığa Giden Yoldur” 01-01-1970 02:00 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Urfa’da Göçer Öğretmenlerle Bir Zaman 01-01-1970 02:00 ÇARIKLA GEÇEN YILLAR: 01-01-1970 02:00 “Veda Değil Saygı Duruşu: Volkan Konak Gibi Yaşamak!” 01-01-1970 02:00 “Yıkılmış Sistemden Doğan Bilinç: 01-01-1970 02:00 “Atatürk Tek Adam mıydı?” 01-01-1970 02:00 GÜNEŞLE GELEN, ATEŞTEN DOĞAN BARIŞ 01-01-1970 02:00 “Kendi Geleceğini Yok Eden İşçilere Açık Mektup” 01-01-1970 02:00 8 Mart, Bir Kutlama Günü Değil 01-01-1970 02:00 Yıldızlar Yoldaşın Olsun Edip Akbayram 01-01-1970 02:00 “Eğitim ve Edebiyatın Sessiz Kahramanı: Dursun Sever” 01-01-1970 02:00 “Sevgi Bir Güne Sığmaz” 01-01-1970 02:00 DEPREM VE GERÇEKLER: JAPONYA VE TÜRKİYE KARŞILAŞTIRMASI 01-01-1970 02:00 “Deprem: Doğanın Değil, Mühendisliğin İmtihanı” 01-01-1970 02:00 Kadın: Hayatın Ta Kendisi 01-01-1970 02:00 Bir Köyün Uyanışı 01-01-1970 02:00 47 Yıl Önce İnşa Edilen Binanın Sorumluluğu 01-01-1970 02:00 1950-1970 Yılları Arasında Taşova Perşembe Pazarı 01-01-1970 02:00 Köy Enstitüsü Öğrencilerinin Yolculuğu 01-01-1970 02:00 Gürsu Köyü’nün Ulu Çınarı ve Hayat Veren Suyu” 01-01-1970 02:00 “Sarı Öküz’ü Verdiğimiz Gün Kaybettik 01-01-1970 02:00 “Emeklilik: Onurlu Bir Yaşam mı, Sessiz Bir Terk Ediliş mi?” 01-01-1970 02:00 “Mezhep Savaşları ve İnsanlık Dramı: 01-01-1970 02:00 Salih Korkmaz ile Geçmişe Yolculuk 01-01-1970 02:00 Nardugan Bayramı 01-01-1970 02:00 “Erbaa Depremi: Bir Milletin Hafızası ve Geleceği İçin Bir Uyarı” 01-01-1970 02:00 Ortadoğu’da Çatışmanın Maskeleri 01-01-1970 02:00 “Kadın Hakları ve Gelecek: Kölelik mi, Özgürlük mü?” 01-01-1970 02:00 Cumhuriyetle Hesaplaşmanın Şifresi 01-01-1970 02:00 ZANA DERESİ - ROMA HAMAMI 01-01-1970 02:00