“Cumhuriyetle Hesaplaşmanın Şifresi: HÜDA PAR’ın Atatürk’e Saygısızlığı ve Yıkıcı Gündemi”
HÜDA PAR’ın, Atatürk’ü Koruma Kanunu’nun ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu iddia ederek kaldırılmasını talep etmesi, salt bir hukuk tartışması gibi görünse de, perde arkasında çok daha derin bir hesaplaşmayı barındırıyor. Bu söylemin merkezinde, sadece bir yasa eleştirisi değil, Cumhuriyet’in temel değerleriyle hesaplaşma arzusu yatmaktadır. Kurucu liderimiz Atatürk’e ve onun ilke ve devrimlerine yönelik bu tür söylemler, sadece bir ideolojiyi değil, bir milletin varoluş mücadelesinin temellerini hedef almaktadır.
Atatürk, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşıdır. Onun önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesi, sadece Türk halkını değil, dünyadaki birçok mazlum ulusu esinlemiştir. Atatürk’ü eleştirmek veya onun koruma altındaki saygınlığına saldırmak, aslında Cumhuriyet’in kazanımlarına, laikliğe, hukukun üstünlüğüne ve çağdaş eğitime saldırmak demektir.
HÜDA PAR’ın bu çıkışı, Cumhuriyet devrimleriyle kökten bir hesaplaşmayı amaçlamaktadır. Onların “ifade özgürlüğü” adı altında dile getirdikleri talep, geçmişin dogmatik ve baskıcı düzenine özlemin bir dışavurumudur. Bu noktada açıkça sorulmalıdır: Atatürk’ü ve Cumhuriyet değerlerini hedef alan bu tür söylemler, gerçekten ifade özgürlüğünü savunma amacı mı taşımaktadır, yoksa ulus devleti ve laikliği zayıflatmaya yönelik bilinçli bir girişim midir?
Atatürk, fikir özgürlüğüne inanan bir liderdi. Bunu Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki çok partili hayata geçiş denemelerinden ve basına verdiği özgürlükten net bir şekilde görebiliriz. Ancak, Atatürk’ün bu özgürlük anlayışı, bireylerin birbirine saygı duyarak yaşadığı, hakaret ve iftira içermeyen bir özgürlük anlayışıdır. Eleştiri ile hakareti ayıran ince çizgiyi gözetmek, medeni toplumların bir gereğidir.
Atatürk’e hakareti ifade özgürlüğü olarak göstermek, hem hukuk hem de ahlak çerçevesinde savunulamaz. Zira Atatürk, kişisel bir figürden ziyade, ulusal bir değerdir. Onun şahsına yapılan saldırılar, tüm ulusa yapılan saldırılar olarak algılanmalıdır. Bu nedenle, Atatürk’ü Koruma Kanunu’nun varlığı, ifade özgürlüğünü kısıtlamak değil, toplumun ortak değerlerini korumaktır.
HÜDA PAR gibi gruplar, Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i eleştirmek üzerinden toplumu ayrıştırma, modern devleti zayıflatma ve otoriter bir rejim inşa etme hedefindedir. Kurucu liderimize saldırarak, Cumhuriyet’i ve laikliği itibarsızlaştırmayı amaçlıyorlar. Bu yaklaşımın temelinde, toplumu bireysel haklardan ve özgürlüklerden uzaklaştırarak, yeniden bir dini otoriteye dayalı sisteme dönüştürme arzusu bulunmaktadır.
Bugün Atatürk ve onun devrimlerine saldıranlar, yarın kadınların haklarını, eğitimde fırsat eşitliğini, özgür düşünceyi ve bireysel hakları hedef alacaklardır. Bunun örneklerini geçmişte ve günümüzde görmekteyiz. Kadınların kamusal alandan uzaklaştırıldığı, eğitimin dogmatik kurallara mahkum edildiği bir düzenin ön hazırlığını yapmaktadırlar.
Atatürk’ü Koruma Kanunu’nun kaldırılmasını talep etmek, sadece bir yasal düzenlemeyi değiştirmek değil, aynı zamanda toplumun ortak değerlerine yapılan bir saldırıdır. HÜDA PAR ve benzeri grupların bu söylemleri, Cumhuriyet ile hesaplaşmanın bir parçasıdır. Bu nedenle, sadece bu tür girişimlere karşı çıkmak yetmez; aynı zamanda Cumhuriyet değerlerini ve Atatürk’ün mirasını daha güçlü bir şekilde sahiplenmeliyiz.
Unutulmamalıdır ki, Atatürk’e yapılan saygısızlık, sadece bir lidere değil, aynı zamanda bağımsızlık savaşını veren milyonlara, kadınlara özgürlük veren bir sisteme ve çağdaş bir geleceğe duyulan inanca yapılmaktadır. Bu tür söylemler, tarihimizin saygıdeğer liderine ve bağımsızlık mücadelesine yönelik sinsi bir saldırıdır. Atatürk, sadece geçmişin değil, geleceğin de rehberidir; ona yapılan saygısızlığa sessiz kalmak, bu ülkenin geleceğine sırt dönmekle eşdeğerdir.
Bu nedenle, Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerine yapılan her türlü saldırıya karşı sesimizi yükseltmeli, daha güçlü bir şekilde mücadele etmeliyiz. Çünkü Atatürk’e sahip çıkmak, sadece bir kişiye değil, bir ulusun geleceğine sahip çıkmaktır.
İsmail Erdal 12.12.2024 Muğla
