“Erbaa Depremi: Bir Milletin Hafızası ve Geleceği İçin Bir Uyarı”

İsmail Erdal

20-12-2024 23:49

“Erbaa Depremi: Bir Milletin Hafızası ve Geleceği İçin Bir Uyarı”

20 Aralık 1942 günü, Erbaa ve çevresi, tarihin en yıkıcı felaketlerinden birini yaşadı. Saatler 17.50’yi gösterirken, Tokat iline bağlı bu bereketli topraklar, bir anda yerle bir oldu. Depremin üssü Niksar olarak belirlendi, ancak yıkım Erbaa’da, Taşova’da ve çevre köylerde telafisi mümkün olmayan acılara neden oldu. O yıllar, dünyanın en büyük savaşlarından biri olan İkinci Dünya Savaşı’nın tam ortasına denk geliyordu. Bu savaşın gölgesinde, zaten yoksullukla mücadele eden halk, bir de doğanın bu acımasız sınavıyla karşı karşıya kaldı.

Ben bu depremin canlı tanıklarından biri olan annemin anlattıklarını her zaman derin bir hüzün ve ibretle dinledim. O, Tekelüze Köyü’nde, üç çocuğuyla bir başına kalmış bir kadındı. Babam, o günlerde askerlik görevini yerine getiriyordu. Deprem anında, köydeki evlerin tamamına yakını yıkıldı. Sadece Tahir Usta’nın ve Çolak’ın iki evi ayakta kaldı. Köyümüzde 72 kişi hayatını kaybetti. Bahattin ağabeyim, toprak altında kalan beşiğinde neredeyse sonsuz bir uykuya dalmışken, annem ve dayım, sabahın ilk ışıklarıyla beşiği kazıp onu kurtarmayı başardılar. Annem, bu anıyı her anlatışında yeniden yaşar, o günkü korkuyu ve çaresizliği tekrar hissederdi.

Deprem sonrası Erbaa ve çevresindeki yaşam tamamen değişti. Eski Erbaa, yıkıntılar altında kalmıştı ve halk, yeni bir Erbaa kurmak zorunda kaldı. Depremden alınan derslerle, bölgeye bahçe içinde, tek katlı, deprem güvenliğine uygun evler inşa edildi. 1944 yılında Taşova da aynı prensiple inşa edilerek Erbaa’dan ayrıldı. Ancak zamanla, bu dersler unutuldu. İnsanların acıları dindi, felaketin anıları sönükleşti ve yerini rant uğruna yapılan uygunsuz yapılar aldı. Çok katlı betonarme binalar, dar sokaklara sıkıştırılan yerleşim yerleri ve imar aflarıyla deprem riskini artıran yapılar boy gösterdi.

Erbaa depreminden sonra, aynı fay hattında, 1943 Ladik Depremi, 26 Kasım’da, Samsun’un Ladik ilçesi ve çevresinde meydana gelmiş ve büyük bir yıkıma yol açmıştı. Deprem, 7.2 büyüklüğünde gerçekleşmiş, Türkiye’nin tarihindeki en yıkıcı afetlerden biri olarak hafızalara kazınmıştı.

O dönemdeki kayıtlara göre, 2.824 kişi hayatını kaybetmiş, 5.000’den fazla kişi yaralanmıştı. Binlerce bina yerle bir olmuş, özellikle Ladik, Amasya, Tokat ve çevresi ağır hasar görmüştü. Deprem, Ladik Fay hattı  üzerinde yüzey kırılmalarına sebep olmuş ve yerleşim alanlarında ciddi arazi deformasyonları görülmüştü.

Deprem sonrası dönem ise oldukça zorlu geçmişti. İkinci Dünya Savaşı’nın tüm dünyayı etkilediği o yıllarda, ülkenin ekonomik ve lojistik sıkıntıları nedeniyle yardım çalışmaları sınırlı kalmıştı. Ancak Türk Kızılayı ve devlet imkânları ölçüsünde afetzedelere ulaşmaya çalışmıştı. Yıkılan yapıların yerine daha dayanıklı binalar yapılmaya başlanmıştı.

Bu felaket, 1939 Erzincan Depremi’nden sonra Türkiye’nin bir kez daha deprem gerçeğiyle yüzleşmesine neden olmuştu. Ladik Depremi, bölgedeki fay hatlarının ne kadar aktif ve tehlikeli olduğunu acı bir şekilde hatırlatmıştı. O dönemin insanlarının yaşadığı korku, kayıplar ve yeniden ayağa kalkma çabaları, hâlâ hafızalardan silinmedi.

Bugün, bu durum yalnızca Erbaa’nın değil, tüm Türkiye’nin bir gerçeği haline geldi. 06 Şubat 2023 yılında Güneydoğu Anadolu’da yaşanan ve 50 binden fazla insanın hayatını kaybettiği deprem felaketi, unuttuğumuz dersleri acı bir şekilde yeniden hatırlattı. Aynı tehlikenin bizim bölgemizde de yaşanabileceği, bilim insanlarının uyarılarıyla ortadadır. Depremin bir doğa olayı olduğunu kabul etmek zorundayız; ancak bu felaketi bir kader olarak görmek, insan eliyle alınabilecek önlemleri ihmal etmektir.

Deprem gerçeğiyle yüzleşmek, kadercilikten uzaklaşıp bilimsel bir yaklaşımla hareket etmeyi gerektirir. Geçmişte, bahçe içinde tek katlı evlerin güvenli olduğu bilinciyle yapılan planlama, bugünkü teknoloji ve bilgi birikimiyle daha da ileriye taşınabilir. Ancak bunun için kararlı bir duruş, etkili bir denetim mekanizması ve halkın bilinçlendirilmesi gereklidir. İmar affı adı altında uygun olmayan yapıların yasallaştırılması, toplu ölüm fermanlarından başka bir şey değildir. Şehirlerin planlanmasında açık alanların, deprem esnasında toplanma yerlerinin oluşturulması zorunlu hale getirilmelidir. Depreme dayanıklı konutlar inşa edilmediği sürece, sadece insanların değil, bir milletin geleceği de toprak altında kalmaya mahkum olacaktır.

Depremle yaşamak bir zorunluluktur, ancak bunun için bilimsel yöntemlerle hazırlıklı olmayı öğrenmeliyiz. Geçmiş felaketlerden ders alarak, insan hayatını merkeze koyan şehirler inşa etmek mümkündür. Unutmayalım ki, doğal afetler durdurulamaz, ancak bunların sonuçlarını en aza indirmek bizim elimizdedir. Bilimin ışığında, akılcı ve planlı bir şekilde hareket ederek, gelecekteki felaketlerin acılarını hafifletebiliriz.

Deprem, unutulan bir gerçek değil, sürekli hatırlanması gereken bir uyarıdır. Erbaa’nın yaşadığı acılar, Türkiye’nin her köşesi için bir ders niteliğindedir. İnsanların can güvenliği, kısa vadeli ekonomik kazançlardan daha değerlidir. Bu değer bilincine sahip çıkmadığımız sürece, yaşanan her deprem bir kez daha “önlenebilir bir felaket” olarak tarihimize kazınacaktır. Bugünden başlayarak, geleceği inşa etmek için bilim ve akıl yolunda ilerlemeliyiz. Yıkıntılar arasında doğan yeni umutlar, bizim en büyük ilham kaynağımız olmalıdır.

İsmail Erdal 20.12.2024 Muğla

Advert
DİĞER YAZILARI TAŞLANAN ECEVİT’TEN COŞKUYLA KARŞILANAN ÖZGÜR ÖZEL’E… 01-01-1970 02:00 BİR VEFA BORCU, BİR HATIRAYI YAŞATMA ÇABASI 01-01-1970 02:00 İKTİDAR RÜZGÂRINI KESENLERİ TARİH AFFETMEYECEKTİR 01-01-1970 02:00 SAMSUN’DA 19 MAYIS… 01-01-1970 02:00 RESİMDE KURDUM SENİN HAYALİNİ ANA 01-01-1970 02:00 HIDIRELLEZ: YENİDEN DOĞUŞUN SIRRI MI, YOKSA İNSANIN UNUTTUĞU GERÇEK Mİ? 01-01-1970 02:00 BOĞALI DAĞI’NA BAKINCA SADECE BİR DAĞ DEĞİL, BİR HAYAT GÖRÜRÜM 01-01-1970 02:00 TAŞOVA’DA TİCARETİN YÜKSELİŞİ: NAKLİYE, SİNEMA VE SANAYİ 01-01-1970 02:00 BİR VEFANIN SATIRLARI: YÜKSEL AİLESİNE ARMAĞANIM 01-01-1970 02:00 TAŞOVA’NIN HAFIZASINDA YAŞAYANLAR 01-01-1970 02:00 PERDENİN IŞIĞINDA, RADYONUN SESİNDE YAŞAYAN BİR TAŞOVA İNSANI: ÖMER CABA 01-01-1970 02:00 FOTOĞRAFÇI ALİ AMCAM VE KAYBOLMAMASI GEREKEN TAŞOVA HAFIZASI 01-01-1970 02:00 ÇOCUKLARIMIZI NEDEN KAYBEDİYORUZ; SUÇLU SADECE O ÇOCUK MU? 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞ GÜNÜNDE 01-01-1970 02:00 ŞİDDETİ KAPIYA POLİS KOYARAK DEĞİL, TOPLUMU VE OKULU DEĞİŞTİREREK ÖNLERİZ 01-01-1970 02:00 ATATÜRK’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 17 Nisan, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü… 01-01-1970 02:00 HEMŞEHRİMİZ İRFAN SANCI IŞIKLARA YÜRÜDÜ 01-01-1970 02:00 TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ BÜYÜK SINAV 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİNİ KİM KAPATTI DEĞİL, NEDEN KAPATTILAR? 01-01-1970 02:00 İNSAN, HAYAT VE TOPLUM: AKLIN IŞIĞINDA BİR YOLCULUK 01-01-1970 02:00 ZAMANIN BASAMAKLARINDA KALAN YÜZLER 01-01-1970 02:00 Bugün Dilediğim 01-01-1970 02:00 GÜNEŞİN DOĞDUĞU ÜLKEDE BİR CAMİ VE BİR SORGULAMA 01-01-1970 02:00 16 MART – ÖĞRETMEN OKULLARININ IŞIĞI 01-01-1970 02:00 BİR ÇAĞIN TANIKLIĞIYDI: İLBER ORTAYLI’YA VEDA 01-01-1970 02:00 ASLAN’IN SAVAŞI PARS’A, HESABI EJDERHA’YA 01-01-1970 02:00 KADIN VARSA HAYAT VARDIR 01-01-1970 02:00 AHMET GÖKREM’E VEDA 01-01-1970 02:00 İRAN’A SALDIRI: HEDEF GÜVENLİK DEĞİL, ENERJİ VE GÜÇ 01-01-1970 02:00 SANDIKLARDA SAKLANAN EMEK: BİR ÖRTÜDEN DAHA FAZLASI 01-01-1970 02:00 SEVGİ BİR GÜNE SIĞMAZ 01-01-1970 02:00 “Mesele Baş Değil, Beyindir” 01-01-1970 02:00 DÜNYAYI GERİ ALIYORUZ 01-01-1970 02:00 BORABAY GÖLÜ DONUNCA 01-01-1970 02:00 BİR DÜNYAYI NASIL YEDİK 01-01-1970 02:00 BİR AYDINLANMA VE DİRENİŞ HAYATI 01-01-1970 02:00 TAŞOVA DA EĞLENCEDE SÖYLENMEYEN TÜRKÜLER HATİPOĞLU 01-01-1970 02:00 SESLE YAZILAN HABERLER 01-01-1970 02:00 ATEŞE BASAN AYAKLAR, AYNI RİTİMDE ATAN YÜREKLER 01-01-1970 02:00 2025’ten 2026’ya: Bir Temenni Değil, Bir Talep 01-01-1970 02:00 AMASYADA ASKER SEVKİYATI 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİ: YARIM BIRAKILAN AYDINLANMA 01-01-1970 02:00 AVUSTRALYA: YOK SAYILARAK YOK EDİLEN BİR HALK 01-01-1970 02:00 HİNDİSTAN VE GÜNEY ASYA: AÇLIKLA TERBİYE EDİLEN UYGARLIKLAR 01-01-1970 02:00 AFRİKA: İNSANLIĞIN METAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜ KITA BÖLÜM 4 01-01-1970 02:00 AMERİKA YERLİLERİ: DOĞAYLA BARIŞIK BİR YAŞAM NASIL YOK EDİLDİ? BÖLÜM 3 01-01-1970 02:00 BOŞ TOPRAK MASALI VE AVRUPA KİPRİ BÖLÜM 2 01-01-1970 02:00 “Keşif” Denilen Büyük Yalan- BÖLÜM 1 01-01-1970 02:00 BİR YAZI DİZİSİ DUYURUSU “Keşif Değil, Sömürü” 01-01-1970 02:00 İYİLİK PERDESİ ALTINDA DÖNEN OYUNLAR 01-01-1970 02:00 TÜRKÇE İSİM REHBERİ 01-01-1970 02:00 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ: 01-01-1970 02:00 NECDET CANİK’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 TAŞOVA GENÇLERİ VE KAYIP BİR BAHAR 01-01-1970 02:00 GİDENLER DÖNMEDİ… 01-01-1970 02:00 TADI KAÇAN DÜNYA 01-01-1970 02:00 "Karanlığın İçinden Aydınlığa: 2026’ya Girerken Nasıl Bir Dünya İstiyoruz?" 01-01-1970 02:00 KIRIK ÇÖMLEKLERDE YAZILI DEMOKRASİ 01-01-1970 02:00 ATATÜRK ÖLMEDİ, AKLINDA VE ONURUNDA YAŞAYANLARDA YAŞIYOR 01-01-1970 02:00 SUYUN AKIŞI KİMİN TARAFINDA? 01-01-1970 02:00 “Unutulan Kanatlar ve Susturulan Fabrikalar” 01-01-1970 02:00 “Dillerin Doğuşu, Yazının Doğuşu ve Sessizliğe Gömülen Sözler” 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: AKLIN VE KÜLTÜRÜN ZAFERİ 01-01-1970 02:00 BİR SOFRA DÜŞÜ: İNSANLIĞIN KOPAN HALKASI 01-01-1970 02:00 Geleceğimizi Satıyoruz 01-01-1970 02:00 KANLA YAZILAN TAHT 01-01-1970 02:00 “Taşova, Halkının Doktoru “Derman Bey”i Uğurluyor” 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: YENİDEN DOĞUŞUN ADI 01-01-1970 02:00 TELEVİZYON DİZİLERİ: EĞLENCE Mİ, GİZLİ SENARYO MU? 01-01-1970 02:00 “Atatürk’ün Kapalı Gözleri” 01-01-1970 02:00 TÜRKÇEMİZ, DİL BAYRAMINIZ 01-01-1970 02:00 Ahilik ve Bizim Yolumuz 01-01-1970 02:00 Delegeden Üyeye: 01-01-1970 02:00 “Destek Çayı’nın Çağlayan Hatıraları” 01-01-1970 02:00 Bir Gülümseme, Bir El Sıkış 01-01-1970 02:00 “Mustafa Alpat Öğretmen’e Veda” 01-01-1970 02:00 “Bu Dünyada Cenneti Yaratalım” 01-01-1970 02:00 Türk Töresinde Kadın Özgürdür! 01-01-1970 02:00 30 Ağustos: Ulusun Kaderini Değiştiren Zafer 01-01-1970 02:00 Zorunlu İstikamet: İmam Hatip 01-01-1970 02:00 Suyun, Yolların ve Umudun Başkanı Kadir Torun 01-01-1970 02:00 “Kervanı Bırakıf Padişah Çadırına Giden” 01-01-1970 02:00 DEMOKRASİ KAHRAMANI FAZLI KURU 01-01-1970 02:00 “Dağın Sessiz Çığlığı – Bir Vicdan Manifestosu” 01-01-1970 02:00 KELİKÇİ ZİYA – TAŞOVA’NIN AYAK İZLERİNDE BİR ÖMÜR 01-01-1970 02:00 Yemişenbükü Köyü 01-01-1970 02:00 "NACI EREN: İnançtan Bilince, 01-01-1970 02:00 Yüreği Halkla Atan Bir Ömür 01-01-1970 02:00 “Muhtar Koca Fatma’nın Gölgesinde Yükselen Taşova. Bir Kadının İzinde Kurulan İlçe” 01-01-1970 02:00 “Derman Bey Osman Gürer: Taşova’nın Vicdanı, Halkın Doktoru”” 01-01-1970 02:00 Arif Meşhur’u Anarken: 01-01-1970 02:00 İyilik, Bazen Sessiz Kalmamaktır 01-01-1970 02:00 24 Temmuz Lozan: Türkiye Tapusudur, Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Kimlik Üzerinden Siyaset 01-01-1970 02:00 “Sağılır İneği Kestik, Gözümüz Aydın!” 01-01-1970 02:00 ŞAŞIP KALIYORUM! 01-01-1970 02:00 “Mermer Tozundan Çimento Olmaz!” 01-01-1970 02:00 “Madımak’tan Bana Ne Diyenlere…” 01-01-1970 02:00 YOĞURDUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ OLMAZ 01-01-1970 02:00 LASTİK GİBİ UZUYAN YALANLAR: 01-01-1970 02:00 ASİTTEN TOPRAĞA KURŞUNDAN CİĞERE 01-01-1970 02:00 ZEHRİN RENGİ YOK 01-01-1970 02:00 12 Haziran 2025 Amasya’nın Tarih Yazdığı Gün 01-01-1970 02:00 "Bir Işık Gibi Geçti Bu Topraktan: Osman Bolulu’yu Anmak" 01-01-1970 02:00 Boğalı Dağı’nda Sessiz Çığlık 01-01-1970 02:00 "Bu Dünya Kâr Uğruna Katlediliyor!" 01-01-1970 02:00 “Tarık Ziya Ekinci ve Kürt Sorunu Raporu Üzerine Gözlemlerim” 01-01-1970 02:00 “19 Mayıs… Gençliğin Bayramı, Cumhuriyet’in Umudu” 01-01-1970 02:00 ANA DEDİĞİM TOPRAKTIR, KADIN DEDİĞİN GELECEKTİR 01-01-1970 02:00 YEŞEREN UMUTLAR, DARAĞACINDA SOLMAYAN ÜÇ FİDAN 01-01-1970 02:00 EGE’NİN KIYILARI BİZİM, AMA BİZ ARTIK ORADA YOKUZ 01-01-1970 02:00 “Çobansız Dağlar, Açlığa Giden Yoldur” 01-01-1970 02:00 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Urfa’da Göçer Öğretmenlerle Bir Zaman 01-01-1970 02:00 ÇARIKLA GEÇEN YILLAR: 01-01-1970 02:00 “Veda Değil Saygı Duruşu: Volkan Konak Gibi Yaşamak!” 01-01-1970 02:00 “Yıkılmış Sistemden Doğan Bilinç: 01-01-1970 02:00 “Atatürk Tek Adam mıydı?” 01-01-1970 02:00 GÜNEŞLE GELEN, ATEŞTEN DOĞAN BARIŞ 01-01-1970 02:00 “Kendi Geleceğini Yok Eden İşçilere Açık Mektup” 01-01-1970 02:00 8 Mart, Bir Kutlama Günü Değil 01-01-1970 02:00 Yıldızlar Yoldaşın Olsun Edip Akbayram 01-01-1970 02:00 “Eğitim ve Edebiyatın Sessiz Kahramanı: Dursun Sever” 01-01-1970 02:00 “Sevgi Bir Güne Sığmaz” 01-01-1970 02:00 DEPREM VE GERÇEKLER: JAPONYA VE TÜRKİYE KARŞILAŞTIRMASI 01-01-1970 02:00 “Deprem: Doğanın Değil, Mühendisliğin İmtihanı” 01-01-1970 02:00 Kadın: Hayatın Ta Kendisi 01-01-1970 02:00 Bir Köyün Uyanışı 01-01-1970 02:00 47 Yıl Önce İnşa Edilen Binanın Sorumluluğu 01-01-1970 02:00 1950-1970 Yılları Arasında Taşova Perşembe Pazarı 01-01-1970 02:00 Köy Enstitüsü Öğrencilerinin Yolculuğu 01-01-1970 02:00 Gürsu Köyü’nün Ulu Çınarı ve Hayat Veren Suyu” 01-01-1970 02:00 “Sarı Öküz’ü Verdiğimiz Gün Kaybettik 01-01-1970 02:00 “Emeklilik: Onurlu Bir Yaşam mı, Sessiz Bir Terk Ediliş mi?” 01-01-1970 02:00 “Mezhep Savaşları ve İnsanlık Dramı: 01-01-1970 02:00 Salih Korkmaz ile Geçmişe Yolculuk 01-01-1970 02:00 Nardugan Bayramı 01-01-1970 02:00 Ortadoğu’da Çatışmanın Maskeleri 01-01-1970 02:00 “Kadın Hakları ve Gelecek: Kölelik mi, Özgürlük mü?” 01-01-1970 02:00 Cumhuriyetle Hesaplaşmanın Şifresi 01-01-1970 02:00 ZANA DERESİ - ROMA HAMAMI 01-01-1970 02:00