Köy Minibüsü

Para olur olmaz biner giderdik

Sözümüzde durur geri öderdik

Mazotu biterse iner (y)iterdik

Kahrımızı çekti Köy minibüsü

Kıliması doğaldı açardık camı

Unuturduk içinde kederi gamı

Yavaş giden şoför alırdı namı

Kahrımızı çekti Köy minibüsü

Yollara çıkardık bekler binerdik

Yokuşlarda kıymaz düzde inerdik

Köyden şehre kadar sohbet ederdik

Kahrımızı çekti Köy minibüsü

İçinden ağırdı üstünde yükü

Taşırdı köylerden yoğurdu sütü

Sağlamsa teyibi çalardı türkü

Kahrımızı çekti Köy minibüsü

20.01.2024

Hassalı Şair Mustafa Andız

* * *

("Köy Tıraktörü" dense de yeridir. İki kelimeyi tebdil ettim. Çok güzel bir şiir. 50 - 60 sene öncesini anlatıyor. 50 sene önce minibüs de taksi de vardı tek tük; yavaş yavaş, azar azar, sıra ile verdi, veriyor bilimin gelişmenin tekniğin esrarını elin oğlu. Her şeyin bir bedeli var. Kırsalın ilk göz ağrısı traktördür. İnsanlar traktörle çarşıya pazara haftaya giderdi. Yükünü denesini zahiresini eksiğini gediğini alacağını satacağını çuvallara doldururdu. Bugün market alışverişinde kullanılan poşet var ya; onun yerine file vardı. Filenin evvelinde kese kağıdı kullanırlardı bakkallar. Son dönemde geri geldi kese kağıdı. Market yoktu. Esnaf vardı. Daha evvelinde ise yaya olarak at ile merkep ile kağnı ile şâre gidildiğini eski insanlardan dinlemişliğim var. Her kasabada kazada şehirde "otel ve hotel" yerine "Han" bulunuyor. İnsan da hayvan da orada geceliyor. Adından belli ki "otel"de gavur icadı. "Sabahçı kahvesi" ise Canik bölgesi âyanı takip eden senelerde ise Trabzon Valisi olan Süleyman Paşa'nın icadı. Adam icat çıkarmış kolay bir şey değil. Fakat 1950 yılına kadar hatta niteliği değişse de 1970'lere kadar "Han" özelliğini kimliğini kişiliğini koruyor. Bugün araba otomobil otobüs teyyare şimendifer gemi... Hepsi var; konaklamak için de otel motel hostel.... Hepsi var.)