Anadolu’nun manevi mimarlarından Dede Kargın’ın (Garkın) en önemli halifelerinden biri olan Hacı Mihman Dede adına kurulan Sonusa Hacı Mihman Dede Zaviyesi, yüzyıllardır bölgenin en güçlü inanç ve kültür damarı olmaya devam ediyor. Taşova yerel kayıtları ve Uluköy halkının canlı tuttuğu ritüeller, Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan derviş yurdunun sarsılmaz bağlarını gözler önüne seriyor.

Menâkıbü'l-Kudsiyye’de Geçen Tarihi Miras

Tarihi kaynaklar ve belgelere göre, Hacı Bektaş Veli tarikatının Anadolu’daki önemli kollarından biri olan ve eski Sonusa (Sonisa) kazasında bulunan tekke, "Mihman Dede Sultan Zaviyesi" adıyla biliniyor.

Dede Kargın’ın en meşhur eseri olan ve torunu Elvan Çelebi tarafından kaleme alınan Menâkıbü'l-Kudsiyye isimli tarihi kitapta; Dede Kargın’ın Anadolu’yu irşat etmek (aydınlatmak) üzere Baba İlyas'ın emrine verdiği 4 büyük güçlü halifesi zikrediliyor. Bu büyük halifelerin başında ise Sonusa bölgesine yerleşerek tekkesini kuran Hacı Mihman Bağdın Hacı (Hacı Bığdan) yer alıyor. Diğer önemli halifeler ise Şeyh Osman ve Ayna Dola (Aynuddevle) olarak kaynaklarda geçiyor.

Uluköy Halkı Asırlardır Aynı İnanç Rotasını İzliyor

Sonusa’nın köklü mirasını günümüzde yaşatan Uluköy halkı, bu tarihi şahsiyetleri ve manevi önderleri birbirinden hiç ayırmayarak ortak bir inanç geleneği oluşturmuş durumda. Köy halkı; kuraklık dönemlerinde, hasat zamanlarında veya kolektif bir sıkıntı yaşandığında asırlardır süregelen geleneksel bir manevi rotayı takip ediyor.

Taşova yerel kayıtlarından edinilen bilgilere göre, Uluköy sakinleri her Cuma namazının ardından sırasıyla şu dört büyük kapıyı ve makamı ziyaret ederek dualarını gerçekleştiriyor:

  1. Mihman Dede (Dede Kargın'ın halifesi)
  2. Ergunes Dede
  3. Mıcık Dede
  4. Şeyh Şerafettin

Kültürel Mirasın En Somut Kanıtı

Uluköy’ün asırlardır bozmadığı bu geleneksel ziyaret sırası ve inanç bağı, Sonusa bölgesinin sadece coğrafi bir yerleşim yeri değil; Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan da günümüze uzanan çok güçlü bir derviş yurdu ve inanç merkezi olduğunun en somut ve en canlı kanıtı olarak kabul ediliyor.

(Araştırma / Haber: Muhammed Canlı)