Unsur Aha Bu Börk…

Enver Seyhan

13-04-2024 20:23

 Takdiri İlahi işte! Köyde doğdum ve ilkokulu okuduğum köyde kütüphane görmedim zira yoktu. Sınıfta adına “kitaplık” denilen bir dolap duruyordu köşede. Elbette fazlasına şartlar elvermiyordu; ayrıca maddi anlamda her köyde elli yıl evvel kitaplık zordu zor! Tabii ki köyden şehre inince kütüphane ile tanıştım. Gün oldu, kütüphanede başımı masaya koyup uyudum. Konu bu değildi ancak meseleye girmek için bir mukaddime gerekiyormuş zayir!

 Seneler önce Köprülü Mehmet Paşa Kütüphanesi’nin kapısına varıp dayanmıştım; cehalet işte! Herkes girebilir mi? Yol geçen hanı mı kütüphane? O senelerde Silvester Stollone filmlerini merak ediyordum. Çemberlitaş’ta sinemadan sonra da olabilir Köprülü Kütüphanesi’nin kapısına varıp içeri girmemin yasak olduğunu öğrenmem yahut tarihi bölgede gezindiğim bir günde de olmuş olabilir.

 Yazık ki bu ülkede kütüphanelere girmek, okumak ve araştırma yapmak için Oxford veya Harward diplomasıyla başvuruda bulunmak icap ediyor! Yaşadıkça öğrendim; zaman üzerime is pas olarak kar kış olarak ağu zehir olarak acı keder olarak red veya kabul olarak yağdıkça öğrendim. Hayat her cephede kocaman bir tecrübedir; yolculukta, talebelikte, yetimlikte, köyde, şehirde, denizde. Bir bütünün parçaları gibi… Gibi değil öyle.

 Bugün İBB Atatürk Kütüphanesi’ne gittim. Evvela internetten baktım, inceledim; Taksim’de bulunduğunu biliyorum da tam olarak nerede, caddesini sokağını öğrendim. Giriş için istenen bir belge bir evrak olup olmadığına baktım. Üye yapıyorlar yazmışlar.

 Trenle Üsküdar’a, oradan özel firma gemisiyle Beşiktaş’a geçtim. Salgından dolayı böyle bir yolculuğa iki bilemedin üç senedir ara vermiştim. Beşiktaş’tan da İETT’ye ait bir otobüsle Taksim’e çıktım. Meydanda insanlar sağa sola arkaya öne girdap halindeki su gibi karmakarışık ve birbirlerinden bağımsız şekilde akıyorlar. Biraz orada burada eğlendim. İnşaatı ikmal edilen Taksim Camii Şerif’ine uğradım, içine girdim. Camiden sonra Atatürk Kütüphanesi’nin bulunduğu tarafa yöneldim. Sağım solum önüm arkam gözümün gördüğü her yer otellerle dolmuş. Caddeden aşağı döndüğümde kendimi kütüphanenin önünde buldum. Beyazıt Kütüphanesi’ne benzettim evvela. Çoğunluk olarak üniversite çağındaki gençlerdi işlem sırası bekleyenler. Benim yaşımda kimse yoktu. Bütün içeri girmek ve okumak, yararlanmak için kapısına vardığım kütüphaneler gibi burada da engeller var, vardı.

 Önce kayıt olmak gerekiyor da benim üstüm başım, başımdaki börk veya fes veya bere her neyse işte sanırım çok şöhretli bir üniversiteden mezun olmuş liyakât timsali “özel güvenlik” personelinin hoşuna gitmedi. Memurlar da yani bilgisayara kayıt giren memurlar da sanıyorum dünyanın en iyi okullarında kütüphanecilik okumuşlar ki havalarından geçilmiyor. Çift sıra birden teke düştü ve önüme gençler girdi. Sanırım okudukları okullarda edep çoktan yol alıp gurbete gitmiş garba doğru. Çünkü şarkta her şey allem kullem oldu. Enaniyet ve ukalalık aldı başını yürüdü. Garpta meydan boş henüz…

 Durumu çözdüm. Ayakta olan, hemen memurun ardında sorudan, oraya buraya göz gezdiren, memurlara, talebelere laf yetiştiren, bir yandan da çevreyi kolaçan eden selahiyetli “özel güvenlik” bana sormak istiyor, zorunluluk duyuyor. Çünkü yerimden ayrılmadım, ima yollu “içeri dolu, oturacak masa yok” deseler de aldırmadım. Zira onların bildiğini ben çoktan unutmuştum. Tahfif edici bakışlarda bilmem şu kadar yıl önce baş örtülü bir insanın halini anımsadım, böyle yerlerde, kamuya ait alanlarda uğradığı zulmü hissettim…

 Kendimi tanıtınca ve kıytırık da olsa gazeteci -yazar olduğumu ekleyince, bu zamana kadar hiç gerek duymadığım en büyük gazetelere televizyonlara çalıstığım işyerinin reklamını verdiğim dönemde bir büyük gazetenin “işine yarar bir yerde” diyerek takdim ettiği kartı da çıkarıp gösterince bir canlanma bir heyecanlanma bir duruş değiştirme fısıldaşma hali meydana geldi. Konuşmaya başladılar ve ne yapacağımı sordular. Hemen bir misafir kartı hazırlayıp içeriye yönlendirdiler. Ama benim hevesim kaçtı. Bu davranışlar hukuk devletine yakışmıyor. Bu tavırlar insan haklarını ihlal ediyor. Hele ki bugün dahi seçim dolayısıyla medyada meydanda anlatılan belediyecilik anlayışıyla bağdaşmıyor. Bunca cahil cühelanın kütüphane kapısında sorutmasına anlam veremedim…

 Ha bu arada bir cetvele adımı soyadımı ve telefonumu kaydettim. Hani nazır “bürokrasi” dedi diye bilen bilmeyen tarafından tenkit edildi ya; bu hal bana acayip şeyler düşündürdü. Mesela böyle durumlarda bir işe yaramayacaksa hüviyetimdeki kimlik numaramın manası nedir?

 Şükür içeri girdim!.. Bu kitaplıkta teknoloji var. Hemen yetkili birisi gelip bana anlatmaya başladı. Fazla bilgiye gerek duymadığımı sadece görüp çıkacağımı söyledim. Dedim ya; hevesim kaçtı. “Size bir rehber gönderiyorum hemen” dedi. Rehber geldi. Bilgisayarda neyi nasıl takip edeceğimi tarif etti. Aradığım kitaba ulaştığımda kendisiyle irtibat kurmam gerektiğini de ekledi ve çekildi. Fakat benim için kötü başlayan kötü giden bir tecrübe oldu. “Nazır dedi” dedim ya; ” bürokrasi!” İşte tam da benim bu yaşadığım. Geri kalmışlık çok geri kalmışlık yapı olarak, uygulama olarak! En çok da kapıda “ömründe üç beş adet dahi kitap okumamış bir yığın adamın veya kadının kendilerini ifade etme çaresizliği ve hastalığına” yakalanmış olmalarına hayıflandım…

 Bu yazıyı yazmamın üstünden iki tam sene gelmiş geçmiş. Ömür kısalıyor. Güzel ülkemde ahlâk çöktü. Komşuluk bitti. Akrabalık zaten yoktu. Enaniyet arttı. Sokaklar kalabalıklaştı. Gıybet çoğaldı. Kibir böbürlendi. Cehalet zirve yaptı. Dolar yolunu buldu. Faiz azdıkça azdı. Güven kalmadı. Enflasyon dünya listelerinde açık ara bir numara oldu.

 Bizim köyde bir laf duymuştum ömrümün baharında: “Öyle oldu böyle oldu, besleyemedik öldü!”

 Kimse olup biteni yani kötü hayat şartlarının doğurduğu olumsuzluğu üstüne almıyor. Sorumlusu yok. Sanki hepsini dış güçler yaptı!

“Dış güçler” terminolojisine hiç inanmam. “El ele kol kola halayda gördüm seni” terminolojisi ak akçedir fikir dünyamda.

Son günlerde medyada moda:

Altın ok “babamdan kaldı” diyor, elin adamı da “babası bekçiydi iş adamı değil” diyor. Para zirve yaptı, ilah oldu. Fakat hesap kitap sorulduğunda cevabı yok! Üzücü değil mi müslüman ülkede? Hesap vermekte zorlanılan her şeyin arkası karanlıktır. İlahlar da bir gün mutlaka devrilmeye mahkumdur.

Cehennemi seviyorum…

Beni de yakacak gerçi ama bazılarını gayya deresinde gardiyanlara teslim edecek. Yüce Allah biliyor ki elimle dilimle düzeltemiyorum; kalbimle buğuz ediyorum. Ha!.. Sağ olsun gavurlar! Bin kere sağ olsunlar! Sosyal medya ağını kurmuşlar da gerektiğinde üç beş kelam edebiliyorum…

2022

2024

Advert
DİĞER YAZILARI Bir yarım harita Sene 1530 01-01-1970 02:00 İHTİYAR ZEYTİN AĞACI 01-01-1970 02:00 TAŞANOĞULLARI 01-01-1970 02:00 NİKSAR SUNA TOKAT AMASYA CANİK SİVAS 01-01-1970 02:00 Kaşka Tarihi 01-01-1970 02:00 RECEP HAFIZ ve TAŞOVA’DAN BİR HATIRA 01-01-1970 02:00 YERKOZLU KÖYÜ 01-01-1970 02:00 Taşova Hatırası, KAĞNI DEVRİLDİ BİR KERE!. 01-01-1970 02:00 2000 Sene Önce Bölge Haritası. 01-01-1970 02:00 SORDUNUZ TEKRAR YAZDIM 01-01-1970 02:00 Taşova'dan ayrıldığımda yaşım on dokuzdu. 01-01-1970 02:00 TAŞOVA’YA GELDİM.. 01-01-1970 02:00 EVLERİNİN ÖNÜ BULGUR SOKUSU 01-01-1970 02:00 BEN İŞTE 01-01-1970 02:00 Uluköy’den Trabzon’a Gönderilen Aileler 01-01-1970 02:00 HADDADİ İLE BERABER MERCİMEK DEPESİ 01-01-1970 02:00 TACETTİN DERGAHI'NDAKİ SIR! 01-01-1970 02:00 (1831 yılına ait Nüfus Defteri okumaları) 01-01-1970 02:00 YAŞAMAYAN HİKAYE SANIR 01-01-1970 02:00 PELİTLİ TEKYE 01-01-1970 02:00 1872’de Erbaa Amasya’ya bağlıydı, 01-01-1970 02:00 50 SENE SONRA… 01-01-1970 02:00 EKSEL KÖYÜ (Koçak köyü) 01-01-1970 02:00 Harman 01-01-1970 02:00 YENİDERE KÖYÜ 01-01-1970 02:00 HASBİHAL 01-01-1970 02:00 SALGINLAR, KARANTİNA, AMASYA 01-01-1970 02:00 UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ KELİMELER 01-01-1970 02:00 Sivas Vilayet Haritası 01-01-1970 02:00 YAVAN SÜT TOZU İÇTİM! 01-01-1970 02:00 AMASYA TARİHİ Hüseyin Hüsameddin Yasar 01-01-1970 02:00 Ballıca eski Darma Köyü İmamoğulları Sülalesi : 01-01-1970 02:00 GENEL ve ÇEVREMİZ İLE İLGİLİ ÇOK FAYDALI BİLGİLER NOTLAR 01-01-1970 02:00 1944’de TAŞOVA’YA BAĞLIYDI 01-01-1970 02:00 BELEĞÜ / BELEVİ KÖYÜ 01-01-1970 02:00 LAF DOKUZ BOĞUM DERLER.. 01-01-1970 02:00 ÇELTEK BABA (BİDEVİ) 01-01-1970 02:00 TARİHİN DİLİNDEN 01-01-1970 02:00 HEBİÇLER (Hebişler) 01-01-1970 02:00 AKLIM YORULUYOR.. 01-01-1970 02:00 ALPASLAN KÖYÜ 01-01-1970 02:00 BOLADAN KÖYÜ SÜLALE İSİMLERİ 01-01-1970 02:00 (Rum eşkiyalar ve vahim olaylar) 01-01-1970 02:00 SENE 1983 01-01-1970 02:00 KULACANOĞULLARI 01-01-1970 02:00 ”HEY KALABALIKLAR DURUN BİRAZ DURUN” 01-01-1970 02:00 TARİHE DERKENAR 01-01-1970 02:00 YADIMA DÜŞER BAZI BAZI.. 01-01-1970 02:00 EYALET-İ RÛM (15 ve 16’ncı Asır) Sonusa, Erek, Karakuş ve Karayaka bölgeleri 01-01-1970 02:00 EYALET-İ RÛM (15 ve 16’ncı Asır) Sonusa, Erek, Karakuş ve Karayaka bölgeleri 01-01-1970 02:00 GELDİ TEKRAR ANLATTI… (Eski Yazılar) 01-01-1970 02:00 GUŞEYH Kuşuf 01-01-1970 02:00 2000 YILINDA DÜNYA NASIL OLACAK?.. 01-01-1970 02:00 HAYAT TABİAT VE BİR USTA 01-01-1970 02:00 ESKİ YAZILAR 01-01-1970 02:00 KIZDIRDILAR DEMEK Kİ… 01-01-1970 02:00 NE DEMEM GEREKİR 01-01-1970 02:00 GEYDOĞAN KÖYÜ Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 DERELİ KÖYÜ (Kasımoğlu Sülalesi) 01-01-1970 02:00 KAÇ YIL GEÇTİ ARADAN! 01-01-1970 02:00 ILICA KIRKHARMAN SERNİÇ Gel suyunu Kavaloluğu'ndan iç! 01-01-1970 02:00 KALEKALE KÖYÜ 01-01-1970 02:00 TARİHİ SUNA ŞEHRİ 01-01-1970 02:00 DECCAL (B) 01-01-1970 02:00 KIŞLAK-I ANDIRAN 01-01-1970 02:00 “ELA GÖZLÜM BEN BU ELDEN GİDERSEM” 01-01-1970 02:00 Şimdilik bu kadar yeter.. 01-01-1970 02:00 TANIMADIĞIM İNSANLAR 01-01-1970 02:00 ASIRLIK HATIRALAR 01-01-1970 02:00 HATIRALAR Hayali cihan değer!.. 01-01-1970 02:00 SELE SEPET TOP KANDİL 01-01-1970 02:00 KUH-İ KARAKUŞ 01-01-1970 02:00 TAZE EKMEK Bayat Ekmek 01-01-1970 02:00 Sana Kızıyorum Öğretmenim! 01-01-1970 02:00 İKİ YÜZ SENE ÖNCE YEMİŞEN BÜKÜ KÖYÜ (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 Enver Seyhan – Kadıköy 01-01-1970 02:00 Gücük ayı 1439 ( Enver Seyhan ) 01-01-1970 02:00 KIŞLAK KORAMU Karye-i Koramu 01-01-1970 02:00 HATIRALAR GELİP DİKİLİYOR BAŞIMA (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 SONUSA (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 PLAN PROĞRAM ARKA PLÂN (Dünya görüldüğü gibi değil asla!) 01-01-1970 02:00 Köy Minibüsü 01-01-1970 02:00 Bu Vatan Kimin? (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 HASBİHAL (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 KONUŞALIM MI ( ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 ANTİK ERBAA’DA BAKIR İSTİHSALİ (Sonusa Yöresinde İlk Tunç Devri) 01-01-1970 02:00 Yedi bin yıl önce Sonusa – Erbaa yöresinde insan yaşamı vardı…( ENVER SEYHAN ) 01-01-1970 02:00 OLUKLU MUKAVVA ADI MACERA, NAMI DOLAR 01-01-1970 02:00 MANİ Manici (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 NASIL ANLATILIR (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 RADYO (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 SOKU TAŞI (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 HER CANIN HİKAYESİ BAŞKA.. Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 ŞAKA GİBİ HEMİ… (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 PARA : VAY SOYKA! (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 RECEP AĞA İLE SOHBET (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 DERDİ Kİ: Cahil Cesur Olur! (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 TAŞOVA KÖYLERİNDE YER ADLARI 01-01-1970 02:00 PONTUS MESELESİNE DAİR (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 ÖMÜR KISA (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 “Eşşek ağmasa taş gurbete gitmez.” (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 TAŞOVA, NAHİYE ve KASABALAR ile KÖYLERİN TARİHÇESİ (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 TELAŞ TALAŞ (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 GARİP BİR YAZI (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 DAR AYAKKABI (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 SEPETLİ KÖYÜ 1574 (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 DÜNYA DÖNÜYOR Olan insanlığa oluyor (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 DESTEK ÇAYI VADİSİ (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 BİR ZAMAN SİZİN KÖY 01-01-1970 02:00 HAYAT BİR HİKAYEDİR 01-01-1970 02:00 GÜRSU KÖYÜ ve KIYMETLİ HATIRALAR 01-01-1970 02:00 TAŞABAD 1840 01-01-1970 02:00 AMASYA DEDİM DE ATABEY SÜLALESİ 01-01-1970 02:00 SEPETLÜ ÇİFTLİĞİ - HADDADİ ÇİFTLİĞİ - SÜLEYMAN AĞA 01-01-1970 02:00 ANILARLA ADIM ADIM Oba Köyü 01-01-1970 02:00 GEÇMİŞE DAİR YENİDEN 01-01-1970 02:00 YERKOZLU KÖYÜ 01-01-1970 02:00 YEŞİLYURT (Sepetlioba) KÖYÜNDE ÖĞRETMENLİK YAPAN ŞAHISLAR 01-01-1970 02:00 MEMLEKETTE KARA ÇORBA YİYEMEDİM Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 SAKIN APRUL'UN 5'İNDEN 01-01-1970 02:00 İnsanlar ve Bayramlar 01-01-1970 02:00 “Yol özgürlüktür!” 01-01-1970 02:00 HATIRA DEFTERİ 01-01-1970 02:00 TÜRKLERE DAİR Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 YAŞAM - GEÇİM 01-01-1970 02:00 20 Ekim 1935 Genel Nüfus Sayımı ve Amasya 01-01-1970 02:00 AMASYA GÜNLERİ'nden İlk Gün İzlenimlerim 01-01-1970 02:00 "Ustada Kalırsa Bu Öksüz Yapı" 01-01-1970 02:00 Sayım -Tahrir Defterlerine Göre Bölgemizde Nahiyeler ve Köyler 01-01-1970 02:00 Her Hikaye Biraz Yarımdır Umarım bu hikaye yarım kalmaz 01-01-1970 02:00 ZİĞDİ – KARAYAKA NAHİYESİ KÖYLER VE HANE SAYILARI Sene: 1838 ve 1840 01-01-1970 02:00 GEÇMİŞTEN, GELECEĞE ERBAA ve TAŞOVA.. Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 KARYE-İ SEYYİDLÜ 01-01-1970 02:00 TAŞÂBAD Nahiyesi Nüfus Defteri Kayıtları: 01-01-1970 02:00 GELENEKLER ve KÖYLER 01-01-1970 02:00 AKILDA KALANLAR VE YAŞAM HİKAYELERİNDEN KESİTLER 01-01-1970 02:00 YEŞİL DOMATES: KAVATA 01-01-1970 02:00 1838 Yılı TAŞÂBAD Nahiyesi Nüfus Defteri Kayıtları 01-01-1970 02:00 Mehmet Akif'in Annesi 01-01-1970 02:00 TAŞOVA TARİHİ Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 TOKAT'TAN GİTMEK Mİ GEREK? 01-01-1970 02:00 Taş Medeniyettir! 01-01-1970 02:00 AMASYA’DA “BİR İNCİ”: 63 KÖYÜ İLE TAŞOVA 01-01-1970 02:00 Boraboy Gölü Normal Bir Göl Değildir... 01-01-1970 02:00 AMASYA’NIN “ALPASLAN” İLÇESİ 01-01-1970 02:00 BİLEYİ TAŞI 01-01-1970 02:00 TAŞOVA İLE İLGİLİ NOTLARIMDAN BAKİYE -HÜLASA- 01-01-1970 02:00 Kıtlık Kapıyı Çalmadan… 01-01-1970 02:00 BOŞLUĞA BAKAN PENCERELER... 01-01-1970 02:00 BALDIRAN YENİ BİR “TABİAT PARKI”MIZ OLABİLİR… 01-01-1970 02:00 SONİSA KAZASI TARİHİ-3 01-01-1970 02:00