GÜRSU KÖYÜ ve KIYMETLİ HATIRALAR

Enver Seyhan

10-09-2023 13:24

GÜRSU KÖYÜ ve KIYMETLİ HATIRALAR

Gürsu Köyü Kalkınma ve Dayanışma Derneği'nin bir hizmeti olarak televizyonda yayınlanmak üzere çekilmiş 26 Mayıs 1999 tarihli "Belgesel Filmi" birkaç defa seyrettim. O dönemki Gürsu Köyü Dernek Başkanı çocukluk arkadaşım Durmuş Gegin birkaç ay önce belgeselden kısa kısa bazı videolar göndermişti. Bugün, kayıtladığım bu videoları yeniden izledim. Sayın Başkan'la bu vesileyle telefonda uzunca sohbet de ettik. Kameraya konuşan kişilerden biri olan Sefer Aydemir'in sözlerini kağıda döktüm ve bir hatıra olarak buraya aldım. Ayrıca sohbet esnasında Gürsu Köyü Derneği Kurucu Başkanı'nın Sefer Aydemir'in oğlu Emrullah Aydemir olduğunu öğrendim.

Sefer Aydemir konuşmaya şöyle başlıyor: "Kağnıynan öküzünen işte derede depede çalışmaynan kazmaynan şununan bununan geldük geçdük. Arabanın ne olduğunu bilmiyok.

Niksar'dan buraya, Samsun'dan buraya, Amasya'dan buraya biz yürüyerek geddük geldük. Amasya deresinde hiç yolun olmadığını  biliyom. Sen derdin ki ben Amasya'ya gederkene 40 kere ırmaktan geçtim, öteki derdi ki ben 30 kere geçtim. Irmaktan bir o yana geç, bir bu yana geç; Amasya'yı öyle bulurduk."

Konuşmanın bu parağraftan gerisini yöre ağzıyla değil de yazı diliyle kaleme alacağım. Sanıyorum başlayacağım cümle, Amasya Taşova yolunu işaret ediyor.

"Ondan sonra biz burayı kazmamızla yaptık. Çok çalıştık yani."

Proğramcı "Amasya Taşova yolu" diye söze katılmak istiyor. Konuşmacı Sefer Aydemir devam ediyor:

"Taşova kurulduktan sonra oldu bu. Evvelden, Taşova kurulmadan evvel Amasya'ya yol yoğudu. Samsun'a gidiyorduk, Erek'e gidiyorduk."

Proğram sunucusu araya giriyor: "O zaman Ankara'ya da götürüyor muydunuz, yani şeye, Merzifon'a şuraya buraya?"

"Oraları hiç bilen yoğudu. Şimdi ben askere 40'ta, ben buradan gidecek oldu mu, böyle bir toplum toplandı evde. (Proğram çekilirken köylü bir yerde toplanmış laflıyorlar, sohbet ediyorlar, sorulara cevap veriyorlar.) İşte seni nereye sevk ettiler falan dediler."

Konuşmanın buradan sonraki kısmında bir başka şahıs giriyor lafın arasına, konuşma bu şahsın anlatımı üzerinden devam ediyor.

"Bana dedi ki dedi: Buradaki artık ne memuru ise, biz kimseyi bilmiyoruz. - Sen İstanbul tarafına gidiyorsun. İyi yere gidiyorsun, dediler dedi.-  Veli'nin Mıstık denen yaşlı bir adam varıdı. Dediler ki: İstanbul niyanda yav falan dediler, orada."

Sonra işaret parmağıyla yön tayin ederek konuşmasını sürdürüyor: "O dedi ki: Herhalde İstanbul bu yandadır, dedi."

"Batıda."

"Şimdi, he, he öyle tarif etti. Hiçbirisi demedi ki -ben biliyorum. Sivas'ta, Amasya'da askerlik yapıyordu bunlar."

O yıllarda Sivas'ta askerlik yapanların neredeyse alayının Temeltepe Askeri Kışlası'nı dillerine doladıklarını ve fırsat bulunca anılarına dalıp uzun uzun anlattıklarını hatırlıyorum.

Gürsu Köyü'nün Türk geçmişi ve yerleşimi en az Bin yıl eskiye dayanıyor. Daha önceki devirlerde Pontus ve Roma yerleşimi olduğunu söylemek de yerinde olur. Zaten yanı başındaki Hüvelen Kale bunun ispatı hükmündedir. Eski adı Tekelöze olan Gürsu köyünün yakın geçmişi hakkında Eğitmen Ahmet ALPAT önderliğinde gerçekleşen bilhassa eğitim faaliyetleri hususunda Enver Kartekin'in yazdığı "Köy Eğitmenleri Örgütü" adlı kaynak kitaptan söz etmek gerekiyor. Yazar tespitlerini ve fikirlerini 1963 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı'nın da katıldığı, İran, Pakistan ve Iraklı akademisyenlerin bulunduğu panelde dile getirmiş ve yazdığı kitaba da hususu dahil etmiştir.

Enver Kartekin Eğitmen Ahmet Alpat ve Gürsu köyü hakkında eserinde şu sözlere yer veriyor:

"Burada Eğitmen konusunun önemini ve bir örnek vererek açıklamak isterim.

Taşova ilçesinin Gürsu (Tekelöze) köyü 200 evli, 1000 nüfuslu bir köydür. O yıllarda hiç okur - yazarı bulunmayan bu köy halkı, askerden gelen evlatlarının mektuplarını okutmak, onlara karşılık yazdırmak, köy defterini tutturmak ve benzeri işleri için ilçeye taşınır dururlardı.

1941'de bu köye Ahmet ALPAT adında bir Eğitmen gönderilmişti. 23 yıl boyunca burada çalışan eğitmenin varlığı ile bütün köy halkı okur - yazar hale gelmiştir.

Yine bu köyde eğitmenin okuttuğu gençlerden bazıları, başka meslek okullarında öğrenim yapmışlardır. Bu köyden yetişen gençlerden (3) polis, (3) astsubay, (1) ziraat teknisyeni, (9) öğretmen yurdun çeşitli yerlerinde görev almıştır.

Köyde bulaşıcı hastalık görülmez olmuştur. Burada 1500 dönüm elma fidanlığı kurulmuş, ayrıca güzel bir okul yapılmıştır."

Yazarın anlattıklarının önemi kadar, bir eğitmenin ve öğretmenin taşrada ne kadar mühim bir vazife üstlendiği, yeniliklere, gelişmelere nasıl da yön verdiği, öncü olduğu dikkate şayandır. Bunu asla  unutmamak ve göz ardı etmemek icap ediyor.

*

Tekelüze köyünün 1838 tarihli kayıtlarda yer alan Sülale Adları:

1- Hacıhasanoğlu

2- Kenanoğlu  ( Oğlu Mehmet Tekelüze köyü Birinci Muhtarı -Muhtar-ı evvel-)

3- Mahmut Oğlu Abdullah

4- Bektaşoğlu

5- Arapoğlu

6- Gödelekoğlu

7- Kırcaoğlu

8- Ali oğlu Şaban ( Şabanlar)

-Gegin soyadlılar

-Öztürk soyadlılar

-Gökrem soyadlılar

9- Kurtahmetoğlu

10- Karakeçioğlu

11- Öksüzoğlu

12- Mustafa oğlu Molla Ali ( Osmanlı döneminde Kaymakam)

13- Sarı Mehmetoğlu ( Tekelüze köyü İkinci Muhtarı -Muhtar-ı Sani-)

14- Bıyıklıoğlu

15- Aydınlıoğlu

16- Taraklıoğlu

17- Yakupoğlu

18- Cansızoğlu

19- Velioğlu Mustafa

20- Savcıoğlu

21- Çavuşoğlu

22- Tekirdağlıoğlu

23- Sofuoğlu

24- Bünyadoğlu

25- Hüseyin oğlu Osman (Kethüda: Muhtarlık makamından önce köy ve mezra idaresini deruhte eden kimse)

26- Caniklioğlu

27- Sipahioğlu

28- Köyağasıoğlu

Burada geçtiği için ülkemizdeki köy ve mahalle idare düzeni hakkında kısaca yazmakta fayda görüyorum. 1826 yılında Yeniçeri Ocağı kaldırılınca emniyet ve güvenliği temin etmek üzere evvela İstanbul'da 1829'da muhtarlık teşkilatı kuruldu. 1833'ten itibaren de taşrada tesis edilmeye başlandı. Halk içinden birinci ve ikinci muhtar olmak üzere iki kişi seçimle iş başına geliyordu.

"... günümüzdeki nitelik ve anlamıyla kurumun

"idari bir birim" olarak ortaya çıkması Sultan 2. Mahmut Dönemi'nde önce İstanbul'da, sonra taşrada teşkilatın oluşturulmasıyla mümkün olmuştur."

(M.Çadırcı: 1970)

"Muhtarlık teşkilatının kurulmasından evvel köylerde ve mahallelerde halk ve hükümet ilişkilerinde aracılık yapan kimseler bulunuyordu. Bunlar "kethüda veya ihtiyar" gibi adlarla anılıyordu."

(M.Çadırcı: 1993)

09 Eylül 2021Notlar:

-Ahmet ALPAT torunu Durmuş Gegin'in söylediğine göre eğitimini askerde almıştır.

1890 yılından sonra doğmuş belki 1900 de olabilir; 1976 yılında vefat etmiştir.

-Enver Kartekin:

İstanbul Tatbiki Sanatlar Yüksek Okulu Devrim Tarihi Öğretim Üyesi.

-Yazarın kitabı ve kitaptan yapılan alıntılar ve bilgiler Durmuş Gegin tarafından sağlanmıştır.

-Gürsu köyünün 1838 tarihinde kayıtlara giren sülale adları da Durmuş Gegin'in gayret ve çabalarıyla Osmanlı Devlet Arşivi'nden temin edilmiştir.

-Gürsu Köyü Derneği 1991 yılında İstanbul vilayetinin Eyüpsultan ilçesinde kurulmuştur.

-1997 yılında Dernek Merkezi kendi mülküne kavuşmuştur. Köy halkının katılımıyla her sene piknik ve şenlik düzenlenmektedir. Ayrıca köyün işlerine destek sağlanmakta, mağdura, fakire, ihtiyaç sahibine yardım edilmekte, öğrenciye burs verilmekte ve dayanışma geceleri düzenlenmektedir.

Advert
DİĞER YAZILARI Bir yarım harita Sene 1530 01-01-1970 02:00 İHTİYAR ZEYTİN AĞACI 01-01-1970 02:00 TAŞANOĞULLARI 01-01-1970 02:00 NİKSAR SUNA TOKAT AMASYA CANİK SİVAS 01-01-1970 02:00 Kaşka Tarihi 01-01-1970 02:00 RECEP HAFIZ ve TAŞOVA’DAN BİR HATIRA 01-01-1970 02:00 YERKOZLU KÖYÜ 01-01-1970 02:00 Taşova Hatırası, KAĞNI DEVRİLDİ BİR KERE!. 01-01-1970 02:00 2000 Sene Önce Bölge Haritası. 01-01-1970 02:00 SORDUNUZ TEKRAR YAZDIM 01-01-1970 02:00 Taşova'dan ayrıldığımda yaşım on dokuzdu. 01-01-1970 02:00 TAŞOVA’YA GELDİM.. 01-01-1970 02:00 EVLERİNİN ÖNÜ BULGUR SOKUSU 01-01-1970 02:00 BEN İŞTE 01-01-1970 02:00 Uluköy’den Trabzon’a Gönderilen Aileler 01-01-1970 02:00 HADDADİ İLE BERABER MERCİMEK DEPESİ 01-01-1970 02:00 TACETTİN DERGAHI'NDAKİ SIR! 01-01-1970 02:00 (1831 yılına ait Nüfus Defteri okumaları) 01-01-1970 02:00 YAŞAMAYAN HİKAYE SANIR 01-01-1970 02:00 PELİTLİ TEKYE 01-01-1970 02:00 1872’de Erbaa Amasya’ya bağlıydı, 01-01-1970 02:00 50 SENE SONRA… 01-01-1970 02:00 EKSEL KÖYÜ (Koçak köyü) 01-01-1970 02:00 Harman 01-01-1970 02:00 YENİDERE KÖYÜ 01-01-1970 02:00 HASBİHAL 01-01-1970 02:00 SALGINLAR, KARANTİNA, AMASYA 01-01-1970 02:00 UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ KELİMELER 01-01-1970 02:00 Sivas Vilayet Haritası 01-01-1970 02:00 YAVAN SÜT TOZU İÇTİM! 01-01-1970 02:00 AMASYA TARİHİ Hüseyin Hüsameddin Yasar 01-01-1970 02:00 Ballıca eski Darma Köyü İmamoğulları Sülalesi : 01-01-1970 02:00 GENEL ve ÇEVREMİZ İLE İLGİLİ ÇOK FAYDALI BİLGİLER NOTLAR 01-01-1970 02:00 1944’de TAŞOVA’YA BAĞLIYDI 01-01-1970 02:00 BELEĞÜ / BELEVİ KÖYÜ 01-01-1970 02:00 LAF DOKUZ BOĞUM DERLER.. 01-01-1970 02:00 ÇELTEK BABA (BİDEVİ) 01-01-1970 02:00 TARİHİN DİLİNDEN 01-01-1970 02:00 HEBİÇLER (Hebişler) 01-01-1970 02:00 AKLIM YORULUYOR.. 01-01-1970 02:00 ALPASLAN KÖYÜ 01-01-1970 02:00 BOLADAN KÖYÜ SÜLALE İSİMLERİ 01-01-1970 02:00 (Rum eşkiyalar ve vahim olaylar) 01-01-1970 02:00 SENE 1983 01-01-1970 02:00 KULACANOĞULLARI 01-01-1970 02:00 ”HEY KALABALIKLAR DURUN BİRAZ DURUN” 01-01-1970 02:00 TARİHE DERKENAR 01-01-1970 02:00 YADIMA DÜŞER BAZI BAZI.. 01-01-1970 02:00 EYALET-İ RÛM (15 ve 16’ncı Asır) Sonusa, Erek, Karakuş ve Karayaka bölgeleri 01-01-1970 02:00 EYALET-İ RÛM (15 ve 16’ncı Asır) Sonusa, Erek, Karakuş ve Karayaka bölgeleri 01-01-1970 02:00 GELDİ TEKRAR ANLATTI… (Eski Yazılar) 01-01-1970 02:00 GUŞEYH Kuşuf 01-01-1970 02:00 2000 YILINDA DÜNYA NASIL OLACAK?.. 01-01-1970 02:00 HAYAT TABİAT VE BİR USTA 01-01-1970 02:00 ESKİ YAZILAR 01-01-1970 02:00 KIZDIRDILAR DEMEK Kİ… 01-01-1970 02:00 NE DEMEM GEREKİR 01-01-1970 02:00 GEYDOĞAN KÖYÜ Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 DERELİ KÖYÜ (Kasımoğlu Sülalesi) 01-01-1970 02:00 KAÇ YIL GEÇTİ ARADAN! 01-01-1970 02:00 ILICA KIRKHARMAN SERNİÇ Gel suyunu Kavaloluğu'ndan iç! 01-01-1970 02:00 KALEKALE KÖYÜ 01-01-1970 02:00 TARİHİ SUNA ŞEHRİ 01-01-1970 02:00 DECCAL (B) 01-01-1970 02:00 KIŞLAK-I ANDIRAN 01-01-1970 02:00 Unsur Aha Bu Börk… 01-01-1970 02:00 “ELA GÖZLÜM BEN BU ELDEN GİDERSEM” 01-01-1970 02:00 Şimdilik bu kadar yeter.. 01-01-1970 02:00 TANIMADIĞIM İNSANLAR 01-01-1970 02:00 ASIRLIK HATIRALAR 01-01-1970 02:00 HATIRALAR Hayali cihan değer!.. 01-01-1970 02:00 SELE SEPET TOP KANDİL 01-01-1970 02:00 KUH-İ KARAKUŞ 01-01-1970 02:00 TAZE EKMEK Bayat Ekmek 01-01-1970 02:00 Sana Kızıyorum Öğretmenim! 01-01-1970 02:00 İKİ YÜZ SENE ÖNCE YEMİŞEN BÜKÜ KÖYÜ (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 Enver Seyhan – Kadıköy 01-01-1970 02:00 Gücük ayı 1439 ( Enver Seyhan ) 01-01-1970 02:00 KIŞLAK KORAMU Karye-i Koramu 01-01-1970 02:00 HATIRALAR GELİP DİKİLİYOR BAŞIMA (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 SONUSA (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 PLAN PROĞRAM ARKA PLÂN (Dünya görüldüğü gibi değil asla!) 01-01-1970 02:00 Köy Minibüsü 01-01-1970 02:00 Bu Vatan Kimin? (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 HASBİHAL (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 KONUŞALIM MI ( ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 ANTİK ERBAA’DA BAKIR İSTİHSALİ (Sonusa Yöresinde İlk Tunç Devri) 01-01-1970 02:00 Yedi bin yıl önce Sonusa – Erbaa yöresinde insan yaşamı vardı…( ENVER SEYHAN ) 01-01-1970 02:00 OLUKLU MUKAVVA ADI MACERA, NAMI DOLAR 01-01-1970 02:00 MANİ Manici (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 NASIL ANLATILIR (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 RADYO (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 SOKU TAŞI (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 HER CANIN HİKAYESİ BAŞKA.. Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 ŞAKA GİBİ HEMİ… (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 PARA : VAY SOYKA! (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 RECEP AĞA İLE SOHBET (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 DERDİ Kİ: Cahil Cesur Olur! (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 TAŞOVA KÖYLERİNDE YER ADLARI 01-01-1970 02:00 PONTUS MESELESİNE DAİR (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 ÖMÜR KISA (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 “Eşşek ağmasa taş gurbete gitmez.” (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 TAŞOVA, NAHİYE ve KASABALAR ile KÖYLERİN TARİHÇESİ (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 TELAŞ TALAŞ (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 GARİP BİR YAZI (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 DAR AYAKKABI (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 SEPETLİ KÖYÜ 1574 (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 DÜNYA DÖNÜYOR Olan insanlığa oluyor (Enver Seyhan) 01-01-1970 02:00 DESTEK ÇAYI VADİSİ (ENVER SEYHAN) 01-01-1970 02:00 BİR ZAMAN SİZİN KÖY 01-01-1970 02:00 HAYAT BİR HİKAYEDİR 01-01-1970 02:00 TAŞABAD 1840 01-01-1970 02:00 AMASYA DEDİM DE ATABEY SÜLALESİ 01-01-1970 02:00 SEPETLÜ ÇİFTLİĞİ - HADDADİ ÇİFTLİĞİ - SÜLEYMAN AĞA 01-01-1970 02:00 ANILARLA ADIM ADIM Oba Köyü 01-01-1970 02:00 GEÇMİŞE DAİR YENİDEN 01-01-1970 02:00 YERKOZLU KÖYÜ 01-01-1970 02:00 YEŞİLYURT (Sepetlioba) KÖYÜNDE ÖĞRETMENLİK YAPAN ŞAHISLAR 01-01-1970 02:00 MEMLEKETTE KARA ÇORBA YİYEMEDİM Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 SAKIN APRUL'UN 5'İNDEN 01-01-1970 02:00 İnsanlar ve Bayramlar 01-01-1970 02:00 “Yol özgürlüktür!” 01-01-1970 02:00 HATIRA DEFTERİ 01-01-1970 02:00 TÜRKLERE DAİR Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 YAŞAM - GEÇİM 01-01-1970 02:00 20 Ekim 1935 Genel Nüfus Sayımı ve Amasya 01-01-1970 02:00 AMASYA GÜNLERİ'nden İlk Gün İzlenimlerim 01-01-1970 02:00 "Ustada Kalırsa Bu Öksüz Yapı" 01-01-1970 02:00 Sayım -Tahrir Defterlerine Göre Bölgemizde Nahiyeler ve Köyler 01-01-1970 02:00 Her Hikaye Biraz Yarımdır Umarım bu hikaye yarım kalmaz 01-01-1970 02:00 ZİĞDİ – KARAYAKA NAHİYESİ KÖYLER VE HANE SAYILARI Sene: 1838 ve 1840 01-01-1970 02:00 GEÇMİŞTEN, GELECEĞE ERBAA ve TAŞOVA.. Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 KARYE-İ SEYYİDLÜ 01-01-1970 02:00 TAŞÂBAD Nahiyesi Nüfus Defteri Kayıtları: 01-01-1970 02:00 GELENEKLER ve KÖYLER 01-01-1970 02:00 AKILDA KALANLAR VE YAŞAM HİKAYELERİNDEN KESİTLER 01-01-1970 02:00 YEŞİL DOMATES: KAVATA 01-01-1970 02:00 1838 Yılı TAŞÂBAD Nahiyesi Nüfus Defteri Kayıtları 01-01-1970 02:00 Mehmet Akif'in Annesi 01-01-1970 02:00 TAŞOVA TARİHİ Enver Seyhan 01-01-1970 02:00 TOKAT'TAN GİTMEK Mİ GEREK? 01-01-1970 02:00 Taş Medeniyettir! 01-01-1970 02:00 AMASYA’DA “BİR İNCİ”: 63 KÖYÜ İLE TAŞOVA 01-01-1970 02:00 Boraboy Gölü Normal Bir Göl Değildir... 01-01-1970 02:00 AMASYA’NIN “ALPASLAN” İLÇESİ 01-01-1970 02:00 BİLEYİ TAŞI 01-01-1970 02:00 TAŞOVA İLE İLGİLİ NOTLARIMDAN BAKİYE -HÜLASA- 01-01-1970 02:00 Kıtlık Kapıyı Çalmadan… 01-01-1970 02:00 BOŞLUĞA BAKAN PENCERELER... 01-01-1970 02:00 BALDIRAN YENİ BİR “TABİAT PARKI”MIZ OLABİLİR… 01-01-1970 02:00 SONİSA KAZASI TARİHİ-3 01-01-1970 02:00