2 Şubat Pazartesi günü rahatsızlanarak Amasya’da yapılan tetkikler sonucu kalp krizi geçirdiği öğrenilen, Taşova ilçesi Alpaslan köyünden Umut Kızılkaya, yaşadığı zorlu süreci ve koroner yoğun bakımda tanık olduğu insanüstü emeği kaleme aldı. Hayatla ölüm arasındaki ince çizgide, sağlık çalışanlarının sessiz ama kararlı mücadelesine birebir şahit olan Kızılkaya, bu yazısında bir kalbin daha atabilmesi için verilen görünmeyen savaşın perde arkasını anlatıyor.
Koroner yoğun bakımda geçirdiğim iki gece, bana hayatın ne kadar ince bir çizgide ilerlediğini gösterdi. Kapalı kapıların ardında, “emanet” edilen hayatlar için geceyle gündüzü birbirine katan, tek bir kalp atışı, tek bir nefes için canla başla mücadele eden bir ekip gördüm. Birbirine kenetlenmiş, suskun ama kararlı bir ekip…
Kalp enfeksiyonuna bağlı geçirdiğim kriz sonrası yapılan işlemlerin ardından gözlerimi tam kapsamlı koroner yoğun bakım ünitesinde açtım. Yanımda hayata tutunmaya çalışan hastalar, etrafımda ise bir insan hayatını daha kurtarabilmek için saniyelerle yarışan sağlık çalışanları vardı. Bilinci kapalı bir hastaya da, bilinci yarı açık olan bize de aynı özveriyle, aynı ciddiyetle yaklaşıldığını orada birebir gördüm. O odada kimse “hasta” değildi; herkes bir can, herkes bir umuttu.
Yoğun bakımda zaman farklı akar. Kimi anlarda cihazların düzenli sesi insana güven verirken, kimi anlarda o ses bir anda değişir. Stabil giden monitör, bir saniyede yaşamla ölüm arasındaki o acı alarm sesine dönüşebilir. İşte tam o anda hayat yavaşlar… Bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçer her şey. Ve o an, koroner yoğun bakım ekibinin tüm bilgisiyle, refleksiyle, cesaretiyle nasıl bir mücadele verdiğine şahit olursunuz. Tereddüt yoktur. Korku yoktur. Sadece “yaşatmak” vardır.
Günümüzde sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin, bir hiç uğruna hayatını kaybeden sağlık emekçilerinin haberlerini okuyoruz. Oysa bu insanlar, her gün bir yabancının kalbi biraz daha atsın, bir nefes daha alsın diye kendi hayatlarından vazgeçiyor. Yoruluyorlar, uykusuz kalıyorlar, bazen sadece teşekkür bile duymadan yollarına devam ediyorlar.
Ben bu gerçeği, kalbimin başucunda duran monitörün ışığında gördüm.
Sözlerimi bitirmeden önce; Amasya Şerafettin Sabuncuoğlu Devlet Hastanesi başta Orhan ve Gökhan hocalarım olmak üzere, gecesini gündüzüne katan koroner yoğun bakım ekibine ve kardiyoloji servisine gönülden teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. İyi ki o kapıların ardında, sessizce ama inatla hayatı savunuyorsunuz.
Bizler de Tasova.net ailesi olarak Umut Kızılkaya Arkadaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.







