Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert

Vaka sayılarında sis perdesi!

Sağlık Bakanlığı kamuoyundan gelen baskılar sonucu pandemide günlük vaka sayılarını tekrar açıklamak zorunda kaldı. Son 119 gündür vaka sayısı açıklanmazken dünkü rakamlara göre 1 hasta başına yaklaşık 3 vaka düşüyor. Temmuz sonundan düne kadar açıklanan hasta sayısı ise 215 bin. Özetle, Türkiye'de salgının başından bu yana kaç kişinin Covid'e yakalandığı bilgisi henüz net değil

Vaka sayılarında sis perdesi!
Vaka sayılarında sis perdesi! Editör : Ali Rıza AĞIŞ
Bu içerik 1850 kez okundu.
Advert

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca günlük corona virüsü vaka sayısının 28 bin 351 olduğunu açıkladı. Türkiye vaka sayısının açıklanmasıyla birlikte Avrupa'da 1. dünyadaysa 5. sıraya yükseldi. 29 Temmuz'dan bu yana yani 119 gündür açıklanmayan vaka sayılarının bir anda bu kadar yükselmiş olması "Peki 119 gündür ne kadar vakamız var?" sorusunu akıllara getirdi.

Tabloyu biraz geriye saracak olursak 29 Temmuz tarihinden itibaren vaka sayısı açıklanmıyordu. 29 Temmuz tarihinde Türkiye'de salgının başından bu yana 251 bin 805 vaka tespit edilmişti. Aradan geçen sürede (24 Kasım'a kadar) ise 215 bin kişi daha hasta oldu ve toplam hasta sayısı bakanlığın internet sitesinde 467 bin 730'a çıktı. (Bu hasta sayılarının içinde 29 Temmuz'a kadar açıklanan vakalar da var)

Özetle son 4 ayda 215 bin hasta açıklanmasına rağmen bu tarihler arasında ne kadar vaka olduğunu bilmiyoruz. Yani Türkiye'de salgının başından bu yana ne kadar corona virüsü hastası olduğuna ilişkin hiçbir resmi bilgi halkla paylaşılmadı.

Fakat elimizde şöyle bir bilgi var. 24 Kasım tarihinde Türkiye'de 28 bin 351 corona virüsü vakası tespit edildi ve hasta sayısı 6 bin 814 olarak açıklandı. Kabaca bir hesapla hasta sayıları genel vakalardan düşüldüğünde 1 hasta başına 3 vaka düştüğü görülüyor.

Vaka sayısı 29 Temmuz tarihinden bu yana açıklanmıyordu. O tarihten bu yana açıklanan hasta sayılarının seyri

VAKALARIN AÇIKLANMAMASI BU SÜRECİ DOĞURDU

Türk Tabipler Birliği Merkez Delegesi Dr. Çiğdem Arslan, 119 günlük süreçte vaka sayılarının açıklanmamasının daha kötü sonuçlar doğurduğunu savundu. Arslan halka uyarı yapmanın tek yolunun maske-mesafe uyarısı yapmak olmadığını ifade ederek sürecin şeffaf yönetilmesi gerektiğini söyledi. Arslan, "Vaka sayılarının il il, ilçe ilçe doğru olarak hem halkla hem de sağlık çalışanlarıyla paylaşılmaması ne yazık ki bu süreci doğurdu. Verilen rakamların her ne kadar doğru olmadığını bilsek de bu herkes tarafından bilinen ama telaffuz edilemeyen bir şeydi. Eğer doğru sayılar verilmiş olsaydı hem halk hem de sağlık çalışanları buna göre hareket ederdi." dedi.

DAHA KÖTÜ BİR SÜRECE DOĞRU YUVARLANIYORUZ

Hastanelerdeki doluluk oranına da dikkat çeken Arslan mevsimsel grip ile birlikte covid vakalarının daha olumsuz bir hale doğru dönebileceğini aktarırken, "Vaka sayıları sürekli olarak doğru bir şekilde açıklanmış olsaydı halk maske, mesafe ve izolasyon kurallarına daha fazla uyacaktı. Böyle bir sıkıntıya bu kadar erken girmeyecektik. Tabii ki vaka sayılarının temmuz ayından itibaren açıklanmıyor oluşu hem sağlık çalışanları açısından hem de hastalar açısından çok ciddi bir sıkıntı doğurdu. Şeffaf olmak uygulanan kısıtlamalardan çok daha önemli bir uyarı olurdu." ifadelerini kullandı

BU RAKAMLAR DA GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Türkiye'de dün itibarıyla günlük vaka sayısı açıklanmış olsa da 29 Temmuz'dan bu yana geçen 119 günlük süreçteki vaka sayısı hala bilinmezliğini koruyor. İstanbul Tabipler Odası Başkanı Pınar Saip, aslında dün açıklanan rakamların da bugüne kadar açıklanan verilerin de gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu belirterek "Türk Tabipleri Birliği ve Tabip Odaları olarak salgının en başından bu yana verilerin şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini belirtiyorduk. Vaka sayılarının şeffaf şekilde açıklanması, salgının en çok nerelerden yayıldığını ve kimleri etkilediğinin bilinmesinde çok önemliydi." dedi.

TESTİ NEGATİF ÇIKIP TEDAVİ GÖRENLER RAKAMLARDA YOK

Dün açıklanan rakamlar Türkiye'yi Avrupa'da günlük vaka sayılarında birinci sıraya yükseltse de bu rakamlara PCR testi negatif çıkıp da Covid-19 tedavisi gören vatandaşlar dahil değil. Konuyla ilgili PCR testlerinin güvenilirliğine dikkat çeken Saip "Ülkemizde yapılan PCR testinin doğruluk oranını bilmiyoruz ama dünya verilerine göre ortalama %40-70 arasında değişmektedir. Yani testi negatif olup hasta olanlar, tedavi alanlar, hastaneye yatan ve ne yazık ki ölenler mevcut. Bunlar verilen rakamlara yansımıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün, PCR testi negatif çıkanların bildirimi ile ilgili önerdiği kodlama sistemi hala ülkemizde uygulanmıyor." ifadelerini kullandı.

FİLYASYON EKİPLERİ BU SÜREÇTE ZORLUK YAŞIYOR

Vaka sayılarının net olarak belirlenmesinde filyasyona da değinen Saip "Filyasyon ekipleri de bu süreçte çok zorluk yaşıyorlar. Corona virüsü testi pozitif çıkan vatandaşlardan bazıları, çevresinde temas ettiği kişilerin bilgisini, testi pozitif çıktığında çalışamayacakları endişesi ile tam olarak paylaşmıyorlar." dedi. Saip sözlerini şöyle noktaladı: Arkalarında sosyal devletin varlığını biliyor olsalar elbette bunu rahatlıkla paylaşıyor olacaklar. Bu noktada salgının kontrol altına alınabilmesi için salgının kaynaklarının belirlenmesi gerekiyor. Filyasyon ekibinin yaptığı çalışmalar bu açıdan ciddi bir önem arz ediyor.

Vaka sayılarında sis perdesi!
Advert
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X