Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert

Taşova Toplum Sağlığı Merkezi'nden, 74. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası Açıklaması

Taşova Toplum Sağlığı Merkezi, 74. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası (03-09 Ocak 2021) nedeniyle bir açıklama yaptı.

Taşova Toplum Sağlığı Merkezi'nden, 74. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası Açıklaması
Taşova Toplum Sağlığı Merkezi'nden, 74. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası Açıklaması Volkan Hamdi Yolaçan
Bu içerik 2398 kez okundu.
Advert

Geçmişte insanımızın korkulu rüyası olan Verem hastalığı başarılı çalışmalarla ülkemizin gündeminden düşmüştü.

Ancak covid-19 ile birlikte bu hastalık yeniden tehlike arz edebilir boyutlara  gelmesin diye Taşova Toplum Sağlığı Merkezi, 74. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası (03-09 Ocak 2021) nedeniyle bir açıklama yaptı.

“Tüberküloz (verem) hastalığı ile ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve bu konuya dikkatinin çekilmesi amacıyla ülkemizde her yıl Ocak ayının ilk Pazar günü ile başlayan hafta “Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası” olarak belirlenmiştir.
Tüberküloz hava yolu ile bulaşan, başta akciğerler olmak üzere tüm organları tutabilen bulaşıcı bir hastalıktır ve tüm dünyada ilk on ölüm sebebi arasında yer almaktadır. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin sağlıkla ilgili hedeflerinden biri de 2030 yılına kadar tüberküloz epidemisini sona erdirmektir. Bu hedefe ulaşmak amacıyla ülkemizde Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı yürütülmektedir. Bu program; tüberkülozdan korunma, erken tanı, yeterli ve uygun tedavi, sosyal koruma ve psiko-sosyal destekler ile hastalığın görülme sıklığının ve tüberküloza bağlı ölümlerin azaltılması, hastalığa bağlı yıkıcı maliyetlerle karşılaşan ailelerin sıfırlanması amacıyla ile “Veremsiz Bir Türkiye!” hedefine ulaşmak için yürütülen faaliyetleri kapsamaktadır.
Gerek kamu gerekse sivil toplum kuruluşlarının iş birliği ve çabalarıyla uzun yıllardır başarıyla yürüttüğümüz tüberküloz kontrol çalışmaları sonucunda, ülkemizde tüberküloz hasta sayısı ve tüberküloz görülme sıklığı her yıl %3-4 civarında azalmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından tüm ülkeler için tahmini tüberküloz insidans hızı (tüberküloz görülme sıklığı) hesaplanmaktadır. Dünya genelinde 2018 yılı tahmini tüberküloz insidansı yüz binde 132’dir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu ve 53 ülkeden oluşan DSÖ Avrupa Bölgesinde tüberküloz insidans hızı ortalaması yüzbinde 28 iken Türkiye’nin tahmini insidans hızı yüz binde 16’dır. Son 14 yıl içerisinde ülkemizde toplam tüberküloz insidansı %54 oranında azalmıştır. Bu büyük başarıda sahada hizmetleri yürüten Verem Savaşı Dispanseri Birimleri ve Göğüs Hastalıkları Hastanelerimizdeki sağlık çalışanlarımızın emekleri büyüktür.
Tüberküloza yönelik tanı ve tedavi hizmetleri tüm sağlık kuruluşlarımızda ücretsizdir. Tüberküloz ve dirençli tüberküloz hastalarının tedavisinde kullanılan tüm ilaçlar Bakanlığımız tarafından temin edilerek vatandaşlarımıza ücretsiz olarak ulaştırılmaktadır. Ülkemizde bulunan yabancı uyruklu tüberküloz hastaları da ücretsiz olarak tedavi edilmektedir. Teşhis ve tedavideki kaliteli hizmetlerin sonucunda, tüberküloz mortalite (ölüm) hızı dünya genelinde yüz binde 20, DSÖ Avrupa Bölgesinde yüz binde 3 iken Türkiye’de yüz binde 1’in altındadır.
DSÖ 2015 yılı sonrasında atılacak adımları belirleyerek Küresel Tüberkülozu Bitirme Stratejisini ve DSÖ Avrupa Bölgesi Tüberküloz Eylem Planı 2016-2020’yi uygulamaya koymuştur ve 2030 yılına kadar tüm dünyada tüberküloz insidansının %90 azaltılması hedeflenmiştir.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kronik ve bulaşıcı hastalıklar birey ve toplumda sağlık kaybının yanı sıra, ekonomik ve psiko-sosyal kayıplara da neden olmakta, uzun süreli tedavilerin düzenli sürdürebilmesi için sosyal ve ekonomik destekler verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Bakanlığımız ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında bir protokol imzalanarak ekonomik ve sosyal güçlükler yaşayan tüberküloz hastalarına 2018 yılı Ocak ayından itibaren aylık nakdi sosyal yardım verilmeye başlanmıştır. Aynı zamanda tıbbi öz bakım gerektiren ve evdeki yaşam koşullarının yetersiz olduğu durumlarda ilave destek ödemesi sağlanabilmektedir. Dünya çapında bir ilk ve iyi uygulama örneği olan bu programla tüberküloz hastalarımızın tedavi ve kontrollerinin düzenli olarak yapılması, hastalara ve ailelerine psiko-sosyal destek verilmesi,
yoksulluğun azaltılarak yaşam kalitesinin yükseltilmesi hedeflenmiştir. Nakdi sosyal yardımdan 2019 yılında 4593 kişi yararlanmıştır.”

Advert
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X