Amasya'nın Taşova ilçesine bağlı Belevi, Yeşilırmak Havzası'nın tarihî ve kültürel zenginliklerini taşıyan yerleşimlerinden biridir. İlçe merkezine yaklaşık 17 kilometre uzaklıkta bulunan köy, geçmişteki yerleşim izleri, geleneksel tarım kültürü, üzüm bağları ve doğal güzellikleriyle Taşova'nın dikkat çeken yerleşimleri arasında yer alıyor.
Belevi'nin geçmişi yalnızca bugünkü köyün kuruluşuyla sınırlı değil. Çevresinde tespit edilen arkeolojik kalıntılar, bu coğrafyanın binlerce yıl öncesinde de insanların yaşam alanı olduğunu ortaya koyuyor.
Belevi'nin ilk yerleşim izleri binlerce yıl öncesine uzanıyor
Belevi'nin tam olarak hangi tarihte ve kimler tarafından kurulduğuna ilişkin kesin bir kuruluş belgesi bulunmuyor. Ancak köy çevresinde yapılan arkeolojik araştırmalar, bölgenin çok eski dönemlerden itibaren yerleşim gördüğünü gösteriyor.
Taşova ve çevresi tarih boyunca Hititler, Frigler, Kimmerler, Persler, Pontus Krallığı, Romalılar ve Bizanslıların hâkimiyetinde kaldı. Daha sonraki dönemlerde ise Türklerin Anadolu'ya yerleşmesiyle birlikte bölgenin sosyal ve kültürel yapısı değişti.
Belevi çevresindeki tarihî bulgular arasında özellikle Zeytintepe Tümülüsü dikkat çekiyor. 1964 yılında Belevi yakınlarında bulunan Zeytintepe Tümülüsü'nde bir lahit ortaya çıkarılması, bölgenin antik çağlardaki yerleşim geçmişine ışık tutan önemli gelişmelerden biri oldu.
Ayrıca 1998 yılında gerçekleştirilen arkeolojik yüzey araştırmalarında Belevi İkiztepe I ve İkiztepe II yerleşimleri de incelendi. Bu çalışmalar, Belevi çevresinin tarih öncesi ve eski çağlardaki yerleşim coğrafyası açısından önem taşıdığını ortaya koydu.
Belevi'ye ilk kimler yerleşti?
Belevi'nin ilk sakinlerinin kimler olduğu, hangi Türk boyu veya topluluk tarafından kurulduğu konusunda kesinleşmiş tarihî bir kayıt bulunmuyor.
Bununla birlikte Taşova'nın genel tarihî geçmişi incelendiğinde, bölgenin Türk hâkimiyetine girmesinin 11. yüzyıldan itibaren hız kazandığı görülüyor. Danişmentliler, Türkiye Selçukluları ve daha sonra Osmanlı Devleti dönemlerinde bölge farklı idari ve sosyal yapılardan geçti.
Osmanlı döneminde Taşova çevresindeki köyler, dönemin idari teşkilatlanması içerisinde farklı nahiye ve kazalara bağlı olarak yönetildi.
Yerel tarih araştırmalarında Belevi'nin eski adı Belgü veya Belgi olarak da kaydediliyor. Bu isim, köyün geçmişteki yerleşim kimliğini araştırırken dikkat edilmesi gereken önemli bilgilerden biri.
Ancak köyün ilk kurucularının isimlerini ve hangi ailelerden oluştuğunu kesin olarak söylemek için Osmanlı nüfus, temettuat ve tapu kayıtlarının ayrıca incelenmesi gerekiyor.
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Belevi
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Belevi, çevresindeki diğer köyler gibi tarım ve hayvancılığa dayalı bir kırsal yerleşim özelliği taşıyordu.
Cumhuriyet'in ilanından sonra da bölgenin idari yapısı değişmeye devam etti. Taşova, 1923 yılından 1944 yılına kadar Tokat'ın Erbaa ilçesine bağlı kaldı.
4 Ağustos 1944 tarihinde alınan kararla Taşova bağımsız ilçe hâline getirildi. 1953 yılında ise Tokat'tan ayrılarak Amasya'ya bağlandı.
Belevi de bu idari değişimlerin içerisinde yer aldı. Geçmişte Tekke nahiyesine bağlı köyler arasında bulunan Belevi, yıllar içerisinde gelişerek çevresindeki yerleşimler arasında önemli bir konuma ulaştı.
Belevi'nin geçim kaynakları: Tarım, hayvancılık ve üzüm yetiştiriciliği
Belevi halkının geçmişten günümüze en önemli geçim kaynaklarının başında tarım ve hayvancılık geldi.
Eskiden köy yaşamının temelini oluşturan tahıl üretimi, hayvan yetiştiriciliği ve aile işletmeciliği, kırsal ekonominin önemli parçalarıydı. Aileler kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yaparken elde ettikleri ürünlerin fazlasını da değerlendiriyordu.
Zaman içerisinde tarımsal üretimde yaşanan değişimle birlikte meyvecilik ve bağcılık da köy ekonomisinde önemli bir yer edinmeye başladı.
Özellikle 2000'li yılların ortalarından itibaren üzüm yetiştiriciliği ve meyveciliğin Belevi'de öne çıktığı görülüyor. Köyün üzümü, yerel üretim açısından önemli bir değer kazanırken marka olma yolunda da dikkat çekti.
Hayvancılık ise geçmişte olduğu gibi kırsal yaşamın tamamlayıcı geçim kaynaklarından biri olmayı sürdürdü.
Akpınar mesire alanı Belevi'nin doğal zenginliklerinden biri
Belevi'nin doğal güzellikleri arasında köye yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan Akpınar mesire alanı da önemli bir yere sahip.
Doğal yapısı ve çevresindeki yeşil alanlarıyla bilinen Akpınar, geçmişte mersin balığı üretimiyle de gündeme geldi. Günümüzde ise bölgede alabalık üretimi yapılması, buranın ekonomik açıdan da değerlendirilmesini sağlıyor.
Akpınar, hem köy halkı hem de çevre yerleşimlerden gelen ziyaretçiler açısından doğal bir dinlenme alanı niteliği taşıyor.
Belevi'nin hafızasında yer eden 1968 olayı
Belevi'nin yakın tarihindeki en dikkat çekici olaylardan biri, 19 Kasım 1968 tarihinde Geydoğan köyüyle yaşanan orman kesimi anlaşmazlığıdır.
Olayın temelinde iki köy arasında yakacak odun ihtiyacı nedeniyle ortaya çıkan orman kullanım meselesi bulunuyordu.
1968 yılı için Geydoğan köylülerine orman kesimi konusunda önce Dazlı ormanları önerilmiş, ancak bölgenin köye yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta olması nedeniyle bu öneri kabul görmemişti.
14 Ekim 1968 tarihinde ise yakacak odun kesimi için Belevi köyünün ormanlık alanı gösterildi.
Belevi halkı bu karara karşı çıktı. Köylüler, söz konusu ormanlık alanın sel baskınlarına karşı köyü koruduğunu ve kesim sırasında tarlalarının zarar görebileceğini belirterek itirazlarını dile getirdi.
Dönemin Amasya Valisi M. Fahri Centel, 16 Kasım 1968 tarihinde Belevi'yi ziyaret ederek vatandaşlarla görüştü. Ancak köylüler, verilen açıklamaları yeterli bulmayarak 18 Kasım 1968 tarihinde dönemin İçişleri Bakanı Faruk Sükan'a telgraf gönderdi.
Yaşanan anlaşmazlık, Taşova'nın yakın tarihinde kayda geçen önemli toplumsal olaylardan biri olarak hafızalarda yer aldı.
1975 yılında belediye oldu, 2014'te yeniden köy statüsüne geçti
Belevi'nin idari tarihinde önemli dönüm noktalarından biri 1975 yılıdır. Bu tarihte kasaba statüsüne kavuşan yerleşimde belediye teşkilatı kuruldu.
Belediye dönemi, Belevi'nin yerel yönetim hizmetleri bakımından farklı bir sürece girmesini sağladı.
Ancak yıllar içerisinde nüfusun azalması ve idari düzenlemeler nedeniyle Belevi'nin statüsü yeniden değişti. 2014 yılında yürürlüğe giren büyükşehir düzenlemeleri kapsamında belediye teşkilatı kaldırılarak yeniden köy statüsüne dönüştürüldü.
Böylece Belevi, yaklaşık 39 yıl süren belediye döneminin ardından yeniden köy olarak idari yaşamını sürdürmeye başladı.
Göç ve değişen köy yaşamı
Belevi'de de Türkiye'nin birçok kırsal yerleşiminde olduğu gibi yıllar içerisinde nüfus yapısı değişti.
Özellikle çalışma, eğitim ve daha iyi yaşam koşulları arayışıyla büyük şehirlere yönelen göç, köyün nüfus yapısını etkiledi.
1985 yılında 1.724 kişilik nüfusa sahip olan Belevi'nin nüfusu, 2023 yılı verilerinde 667 olarak kaydedildi.
Nüfustaki bu değişim, yalnızca Belevi'ye özgü değil. Tarımsal üretimin şekil değiştirmesi, genç nüfusun büyük şehirlere yönelmesi ve kırsal yaşamın ekonomik koşulları, birçok köy gibi Belevi'nin de geleceğini etkileyen faktörler arasında bulunuyor.
Buna rağmen köyde tarım, meyvecilik, üzüm yetiştiriciliği ve hayvancılık varlığını sürdürüyor.
Geçmişin izlerini geleceğe taşıyan Belevi
Belevi, antik dönemlere uzanan arkeolojik izleri, tarihî geçmişi, 1968 yılında yaşanan toplumsal olayı, belediye dönemi ve tarımsal üretim kültürüyle Taşova'nın tarihî hafızasında kendine özgü bir yere sahip.
Zeytintepe Tümülüsü ve İkiztepe yerleşimleri, bu toprakların yalnızca bugünün değil, çok daha eski medeniyetlerin de yaşam alanı olduğunu gösteriyor.
Geçmişte tarım ve hayvancılıkla şekillenen köy yaşamı, günümüzde üzüm yetiştiriciliği ve meyvecilik gibi üretim alanlarıyla devam ediyor.
Belevi'nin geçmişini geleceğe aktarmak, yalnızca bir köyün tarihini anlatmak değil; aynı zamanda Taşova'nın kültürel mirasını, geleneklerini ve Anadolu'daki yerleşim hafızasını yaşatmak anlamına geliyor.
