Taşova’nın tarihi yerleşim alanlarından Uluköy (Sonisa) Erguneş Mahallesi’nde aynı hat üzerinde yer alan cami, medrese ve hamam yapıları, bölgede geçmişte büyük bir Osmanlı Külliyesi’nin var olmuş olabileceği ihtimalini ortaya koydu. Köyü hakkında araştırmalar yapan Muhammed Canlı’nın değerlendirmelerine göre, bu üç yapı Sonisa’nın Osmanlı dönemindeki dini ve ilmi merkezi olduğunu gösteriyor.
Osmanlı şehircilik anlayışında kentlerin dini, ilmi ve sosyal hayatını şekillendiren en önemli unsurlar olan külliyeler, Anadolu’nun taşra kentlerinde de kendisini gösteriyor. Taşova’nın tarihi geçmişinde önemli bir yere sahip olan Sonisa kazasında da Kapı Ağası Hüseyin Ağa Camii, Sonisa Medresesi ve Sinan Paşa Hamamı’nın birbirine olan yakın konumları, bu yapıların geçmişte ortak bir külliye planı dahilinde inşa edildiği fikrini güçlendiriyor.
Yapılar Ortak Bir Amaca Hizmet Ediyordu
Bölgenin dini hayatının merkezinde yer alan Kapı Ağası Hüseyin Ağa Camii’nin hemen yakınında bulunan Sonisa Medresesi, geçmişte bölgenin ilmi faaliyetlerine yön veren en önemli eğitim kurumu olarak anılıyor. Sözlü tarih çalışmalarında ahşap bir yapıya sahip olduğu belirtilen bu medrese, klasik Osmanlı taşra eğitim kurumlarının tüm özelliklerini yansıtıyor.
Bu zincirin üçüncü halkası olan Sinan Paşa Hamamı ise sadece bir temizlik alanı değil, aynı zamanda elde ettiği vakıf gelirleriyle cami ve medresenin yaşatılmasını sağlayan ekonomik bir güç olarak külliyeyi tamamlıyor.
"Kesin Sonuç İçin Yeni Arşiv Araştırmalarına İhtiyaç Var"
Mevcut veriler ve coğrafi yerleşim planı incelendiğinde; caminin merkezde yer aldığı, medresenin eğitimi üstlendiği ve hamamın sosyal/ekonomik destek sağladığı muhtemel bir külliye düzeni net bir şekilde görülüyor.
Bugün medrese yapısı tamamen ayakta kalmamış olsa da, yerel sözlü gelenek ve günümüze ulaşan mimari kalıntılar Sonisa’nın Osmanlı döneminde güçlü bir merkez olduğunu kanıtlıyor. Ancak bu üç yapının tek bir külliye olarak planlandığını resmi olarak tescil edebilmek için arşiv belgeleri, vakfiye kayıtları ve arkeolojik çalışmalarla desteklenen yeni araştırmalara ihtiyaç duyuluyor. Sonisa’nın Osmanlı şehir dokusunun incelenmesi, Taşova ve Amasya’nın eğitim ve kültür tarihine büyük katkı sağlayacak.
