Boğalı’da Direniş 1235 Rakıma Taşındı "Bu Yara Bizim Bağrımızdadır!"

Taşova halkı, hukuki kazanımlara rağmen iş makineleriyle yeniden talan edilmek istenen Boğalı Dağları ve Sakarat yaylaları için çadır nöbetine başladı.

TAŞOVA - 11-05-2026 10:25

Taşova halkı, hukuki kazanımlara rağmen iş makineleriyle yeniden talan edilmek istenen Boğalı Dağları ve Sakarat yaylaları için çadır nöbetine başladı. 24 köyün su kaynağını korumak için 1235 rakımlı Şahin Yaylası’nda bir araya gelen vatandaşlar: "Birileri için altın, bizim için hayatın kaynağı su!" diyerek geri adım atmayacaklarını ilan etti.

TAŞOVA – Amasya’nın Taşova ilçesinde doğa ve yaşam savunucuları, maden şirketlerinin bölgeye yeniden giriş yapması üzerine direnişin fitilini ateşledi. 30 Nisan 2026’da meydanlarda yankılanan tepki, 10 Mayıs itibarıyla Esençay Şahin Yaylası’nda kurulan nöbet çadırlarıyla sahaya indi.

Hukuk Dinlemeyen Talan Girişimi

Bölge halkı, 2021 yılında başlattığı hukuk mücadelesini kazanmış, Samsun 3. İdare Mahkemesi ve Danıştay 6. Dairesi’nin onadığı iptal kararlarıyla süreci durdurmuştu. Ancak şirketlerin, mevzuat boşluklarından faydalanarak 20 Nisan’da muhtarlara dahi haber vermeden bölgeye sondaj makinelerini sokması bardağı taşıran son damla oldu.

Eski Esençay Muhtarı Selahattin Önder, yaşanan süreci şu sözlerle özetledi:

"Biz bu mücadeleyi mahkemede kazandık ve süreci 5 yıl dondurduk. Ancak şimdi sessiz sedasız yeniden ayağa kalktılar. Biz bu dağlarda maden istemiyoruz!"

"Su Varsa Hayat Var, Altın Karın Doyurmaz"

Direnişin temelinde yatan en büyük endişe ise bölgenin can damarı olan su kaynakları. Yaylada toplanan vatandaşlar, Boğalı’nın sadece bir dağ değil, 24 köyün içme suyunu ve tarımsal sulamasını sağlayan bir ekosistem olduğunu vurguluyor. Halen inşası süren Esençay Göleti kapalı devre sulama projesinin, maden faaliyetleri nedeniyle boşa çıkma riski bölge tarımını tehdit ediyor.

Gençlerin de yoğun destek verdiği eylemde, Aydınca’dan Keçeli’ye kadar uzanan devasa bir ormanlık alanın yok olma tehlikesine dikkat çeken Ali Konya ve diğer yöre sakinleri, kararlılıklarını şu cümleyle mühürledi:

"Birilerine göre burada altın var, ama bize göre su var. Su hayattır!"

İliç Hafızalarda, Gözler Boğalı’da

İliç’te yaşanan facianın acısı tazeyken aynı senaryoyu kendi topraklarında görmek istemeyen Taşovalılar, siyanür ve ağır metallerle toprağın zehirlenmesine karşı "dur" dedi. Sondaj makineleri bölgeyi tamamen terk edene kadar 1235 rakımlı yaylada çadır nöbetinin devam edeceği bildirildi.

Taşova halkı tek ses, tek yürek haykırıyor: "Boğalı’nın göğsünde açılacak her yara, bizim bağrımızda açılmış sayılır!"

Advert
Günün Diğer Haberleri